# 14 Kasim Carsamba
Bu mudur yani?

Amerika'da hayat dedik gelirken hic bir sey degismis degil... Sabah okul okuldan sonra i$, i$den gelince odev yap yat uyu, uyan gene okula git... Acayip bir sekilde robota donusuyorum resmen. 3 hafta once gene Knight Online oynamaya basladim. Girakonda takiliyorum. Ersun diye bir arkadasla kasiyoruz iste, en azindan stress atiyorum okuldan ve isten kalan bos zamanlarda. Chara basladikdan sonra Atilla itine sifreyi vermistim BDW lere girsin die O dangalakda gidip cafe nin birinde girmis her seyi b..k etti chari hackletti. Toparladik allahdan geri ama lvl imiz dusuk kaldi. Amerika daki hayat benim icin bugun itibari ile soyle;

Okul, i$, odev, geri kalan bos zamanda da KO.

# 31 Ekim '07 Carsamba
Halloween

Her 31 Ekim manyak gibi kiyafetlere burunup etrafta dolasan insanlar... Pazartesi ve sali gununde olan iznimden sonra carsambalari bana bir nevi pazartesi olarak geliyor. Isin ilk gunu her zaman oldugu gibi b.ktan bir gun... Her neyse degistirdim ustumu yukari ciktim tam etrafda dolanmaya basladim kapidan 2 tane velet girdi bagariyolar, "Treat or Trick!!!" die, ne yapacagimi bilemedim 1 sn diyerek arka tarafa gectim, Matt tuvalette imis, ona soledim 2 cocuk geldi treat or trick diyolar ne yapacam? Give 'em candies bro... dedi. Ben iceri gittigimde Sezgin'i gordum cocuklara seker verirken. Sonra onun muhabbeti dondu butun gun millet benle dalga geciyo cok komikmisim, ulan ben nerden bileyim sizin Halloween de ne;er yaptinizi. Aksam eve donerken ne tipler gordum yol boyu aklima geldikce guluyorum, bornozla gezenler, captain america olan, spider man, robot olmus bitanesi saka gibiydi.

# 12 Ekim '07 Cuma
Bayram

Yurt Disinda bayram cok garip oluyor. Bende ilk kez yasadim, sabah okula gittim hocalar felan biliyorlar ama ne olacakki... Turkiyedekinin yerini hic birsey tutmuyor. Isin kotusu Turkiyede iken sikilirdik bayram ziyaretlerinden burda ozluyoruz. Hurgul ablayi aradim, bizimkilere arife gunu mesaj atmistim ama tam ise cikmadan msndende konustum. Herkesi aradim iste bayramlarini kutlamak icin. En sondada is yerindeki muslumanlarla bayramlastik. Cikolata felan getirmis bi tanesi, yedik ettik iste.

# 8 Ekim '07 Pazartesi
........

Son 3 senedir aksakliklar, huzursuzluklar, talihsizliklerle gecen 8 ekim bu senede boyle gececek diye cok korkuyordum. Kadir Gecesinin yaninda yahudi bayramida bu gune denk gelmisti. Okul bu yuzden tatildi, eh pazartesi salilarida iste yoktu tamamen bos bir gun gecti iftara kadar. Iftarda Aykut'la beraber camiye gittik. Iftardan sonrada 2 beden buyuk gelmeye baslayan pantalonlarimi degistirmek icin Manhattan'a indik alisverise. Birazda orda turladikdan sonra yediklerimizi eritmis bir sekilde geri geldik. Son 3-4 senenin en iyi giden 8 ekimi idi.

# 25 Eylul '07 Sali
Koreli arkadas

Lyon diye bir elemanla tanistim okulda. Aslinda okulun ilk gununde tanismistim ama cok muhabbet etmemistik. Cocuk Guney Kore'li ve Turkiyede bulunmus. Her neyse buraya yazmamin sebebi elemanda bass caliyormus. Memleketinde 4-5 tane bass gitari varmis. 6 telli, 4telli karisik. Baya bi konustuk bilgisi felan var belli yani. Bana 1-2 mp3 dinletti bir kac tavsiyede bulundu. Gaza geldim okuldan sonra zaten izin gunu diye gittim Marshall'dan is icin gomlek pantalon aldim extradan ordan cikincada Guitar Center'a girdim. Teller cok eskiydi, yeni bir tel takimi ve 2 tane ders kitabi aldim. Biri Bill Dickens, buda dedikleri kisa boylu zenci herifin kitabi. Digeri ise Funk Bass diye cok guzel bir kitap. O'na kasiyorum simdi bakalim ne getircek ileride...

# 24 Eylul '07 Pazartesi
120$

Bugun son 2 aydir oldugu gibi gene bir izin gunum. Hurgul ablalara gittim okuldan cikinca. Aksam Ufuk'da geldi. Iftardan sonra telefonu almaya Verizon'a gittik. Hurgul ablanin telefonda konustugu suymus;

2 senelik bir kontrat yenilemesi yapilirsa %20 indirim olucak, hattim ayni kalicak, en ucuz telefonda indirimle beraber 90$ a gelicek.

Bu Verizon Turkiyedekinden farkli bir sistem uyguluyor. Telefonlarin icinde kart yok. Adamlar telefonu bilgisayarla aktif edip sana geri veriyolar. Neyse eleman bi telefon getirdi 150$ dedi. En ucuzu buymus, kabul ettik mecburen. %20 lik indirimi yapacakken dediki "Burda bana not gecmemisler indirim yapamam." Hurgul abla bekleneni yapti sert bi dille telefonda konustuklarini anlatti sonrada adama "Ne yapmam lazim 10 dakkadir burda bekliyoruz bana birsey soleyin Verizon'i gerimi arayayim?" dedi adamlarda evet diyince aradik. Bir 20 dakkada o telefon surdu adamlar urasti 20 dakka bilgisayara %20 off u not atmaya. Sonunda 120$ a indi telefon ve aldik. Hurgul ablada cikarken soleniyodu adamlara hakli olarak. "Verizon'a geliyoruz bize Verizon'i arattiriyolar su ise bak!..." diye. Ordan cikin dondurmaciya gidip dondurma aldik, bi guzel yedikden sonra eve donduk. Tabi yol boyunca Ozkan abi ve Ufuk feci sekilde bana takildilar.

# 21 Eylul '07 Cuma
Telefon yok meydanda...

Ilk once ogrenci islerine, sonra 1. kattaki guvenlige, sonra E binasindaki guvenlige gittim. 1 tane kiz cantasindan baska birseyleri olmadiklarini soylediler. Eve gelip Hurgul ablaya MSN'den durumu yazdim. Sirketi aradi O'da. Bana verdikleri ilk telefon free olandi, simdi ayni hattim kalacak [Allah'a sukur] ama yeni telefon almam lazim, yeni telefonlarin en ucuzuda 90$ mis. Ettik bi esseklik cekecez artik. Pazartesi Hurgul abla ile gidip alacaz yeni bir telefon.

# 20 Eylul '07 Persembe
Telefon gitti

Siniftan ciktim, ustumde kapisonlu bi sueter var, on cebindede telefonum... Eve geldigimde yoktu aradim her yerde bulamadim. Yarin sabah okulda guvenlige sorucam... Pek bir umutlu degilim ama bakacaz artik.

# 12 Eylul '07 Carsamba
Ameliyat...

Ozkan abinin yegeni Sinan, pazar gunu mactan sonra hasteneye kaldirilmis. Safra kesesindeki agrilardan dolayi. Ameliyatla safra kesesindeki taslari almak icin pazar gunundne beri hastanedeydi. Ben bugun gidebildim. Yemek yemesi yasak 4-5 tane serum bitirmis. Ben gittikden 3-4 saat sonra ameliyathaneye aldilar. Bizde o ameliyatta iken disariya ciktik biseyler yemeye. 2 saat sonra gorebildik Sinan'i yari baygin halde. Gogsundeki killari felan kesmisler 3-4 ayri yerden hortum sokmak icin. Neyse geldi gecti... gecmis olsun Sinan.

# 2 Eylul '07 Pazar
Yeni ismi derken

Sabah yari uykulu kalkip maca gittim gene her haftaki rutinimiz haline gelen. Mactan sonra Ali abiler kahvaltiya cagardilar herkesi, onlarda kahvaltiya gitmeden Turk marketinden alis veris yaptik. Markette bi ilana gozum takildi, "Gece guvenlik olacak adam araniyor, ogrenci icin guzel bir is." diyordu. Ali abide adami tanidigini soyledi aradilar felan, bende o ara Hurgul ablayi arayip danistim. Hersey guzel gibiydi pazartesi yada sali isi kesinlestirip restorana "Istern cikiyorum..." diyecektim. Ama manager gene yapti yapacagini. Gunun sonun geldi bana sakiz felan verdi su long island muhabbeti ile takildi sonrada okulumu sordu. Dil okuluna gidiyorum diyince baya bir sasirdi neden universiteye gecmedin? Senin inglizcen yeterli bence dedi. Ben yetersiz oldugunu dusunuyorum diyincede, Benim gordugum kadari ile yeterli ama sen parami bosa atmak istiyorum dersen bilemem dedi. Gorunun adam beni seviyor ve en onemlisi ingilizcemi de begeniyor. Yani ilerde menuyu ve ickileri iyice ezberlersem garson yapabilecek bir pozisyonda. Bunu bosa atip isten cikmamaya karar verdim. Umarim dogru olani secmisimdir, ilerde gorecegiz...

# 31 Agustos '07 Cuma
Grave

Hali resmen mezarlik, 2 gun ust uste zehirleyip her tarafi evden ciktim. Butun camlarda kapali. Ilaca degmeseler bile kokusundan olmusler. 2. gun sonun 1-2 tanede sarhos sarhos ortada dolasan son kurbanlari oldurdukden sonra baska tahta kurusuna rastlamadim. Allah rastlatmasin bir daha lutfen, yatagi atmak zorunda kalcam yoksa.

# 29 Agustos '07 Carsamba
TAHTA KURUSU

Pazartesi ve Sali izin gunlerim. Hurgul ablanin yeni tasindigi evde Demir bebekle oynaya oynaya 2 gun gecti. Carsamba gunu saat 2 gibi Hurgul abla beni trene birakti, eve geldim dus alip direk ise ciktim. Aksam eve geldigimde ev arkadasim Mehmet, "Muzo hemen pilini pirtini topluyosun...." la baslayan bir cumleyle beni karsilayinca ne oldugunu anlayamadim bir an. Sonra yatagin ustunde gezinen tahta kurularini gordum. 50-60 tane en az. Bir okadarda oldurduklerini soylediler. Gece yerde yattim yarin artik ilaclicaz. Nerden geldiler nerden yuva yaptilar bilmiyorum ama cok igrencler, uyuz oldum ayaklarimi kasimakdan isilik yaptim.

# 15 Agustos '07 Carsamba
Nerdeymisim

Restoranin kapisindan iceri girdim, manager beni cagardi. Masaya oturduk evet dinliyorum 4 gundur nerdesin dedi. Cumartesi olan mazeretimi anlattim, pazar gunu cezayirli elemanin benim yerime calismasi gerektini soledim, p.tesi ve salida izinliydim dedim. Denyo cezayirli solememis onceden benim yerime caliscani bide 15 dakka gec gitmis ise. Adam kopurmus tabi, baya bi firca yedik adamdan. Hakli %100 adam, cevapda vermedim zaten. "Bak Muzaffer, sana son 1 aydir hic bir sekilde karismiyor, rahatsiz etmiyorum bunun nedeni senin iyi calisman. Ama bir daha bole birsey olursa hersey cok degisik olur, bir daha Long Island'a kalirsan bana haber ver (verdim zaten demedim herif iyice cildirmasin diye) bir daha benden habersiz biriyle is gunune kesinlikle ve kesinlikle degistirme, tekrar soyluyorum bir daha boyle birsey olursa hersey cok farkli olur." Bu laflari yedikden sonra baya bir moralim bozuldu. Ama isin garip tarafi adam bana daha fazla sakalar yapmaya basladi. Gecen Sezgin 1 saat fazladan calisti diye sarap ismarladi. Sezgin assada ustunu degistirirken bende barda yemek yiyordum. Bar tender kiza diyorki, "Sezgin cok iyi calisiyor, cok akilli hemde Long Island'a gittiginde geri donuyor" bastim kahkahayi bende. Isten cikacaz bana diyorki, "Insanlar aya gidip geri geliyorlar sen bir Long Island'a gittin 4 gun gelemedin." Adam aslinda iyi cok matrak ama bazen uzerindeki baskidanmidir sorunlarindanmidir her neden ise cok degisiyor olmuyacak seylere kiziyor. Ama bugunki olayda tamamen hakli idi. Her neyse ben isler daha kotuye gider diye korkuyorken bu olay garip bir sekilde adamla arami iyi yapti.

# 13 Agustos '07 Pazartesi
Yeni isin ilk adimlari

Ufuk la sabahdan ciktik sirkete gittik. Isin temeli su, sirket bize verdigi telefona mesaj atiyor ve nereden ne alip nereye birakacagimiz hakkinda bilgilendiriyor. Bizde ilk once Pick Up lari yapip araba dolunca adamlari ariyor ve Deliver'a basliyacagimizi soluyoruz. Tek sermayesi araba ve ehliyet. Ehliyeti aldigim zaman yapabilecegim bomba bir is. Gunun sonlarina yaklasirken arayip butun herseyi ulastirdigimizi soyledik sirketteki kadinda Ufuk'a "Hala yaninda birisi varsa manhattan'da bir yerden bir box alinmasi lazim." dedi. Ufuk kabul etti sansimizada yer Wall Street cikti. butun paranin dondugu manhattan'in en kalabalik ve en luks caddelerinden biri. Adrese geldigimizde duramadik tabiki, Ufuk bir daire cizdi ben plazanin onunde indim, gittim guvenlige dedim pick up yapmam lazim, adam bana bi ziyaretci karti verip 18. kata yolladi. 18. katta kutuyu aldigima dair bi kagidi imzaladikdan sonra assa indim. Plana gore Ufuk ceza yememek icin daireler cizicekti dairenin etrafinda ama hala beni biraktigi yerde bekliyordu. Arabaya bindim adam gene gitmiyor, sirketi aradi bunu deliver yapicazmi dedi, sirket bekle az ariyacaz seni dedi Ufuk hala park edilmez alanda bekliyorken, kut diye onumuze bir polis arabasi cekti. Bir kadin polis birde zenci eleman indi arabadan. Kadin Ufukdan ehliyetini isterken zenci dallamada benim camin onunde dikiliyordu. Ufuk'un hicbir lafini takmayan kadin 105.00$ i geciriverdi ilk gunden

# 11 Agustos '07 Cumartesi
Ev tasimasi

Hurgul abla cumadan aramisti evi tasicaklarini sabahtan Long Island'a yardima gelmemi rica etmisti. Haliyle kabul ettim, bugunde gittik evi tasimaya. Ozkan abinin kiraladigi arabaya buyuk esyalari, kucuk arabayada ufak tefek kolileri koyup 4-5 seferde butun esyayi tasidik. Zaten fazla bir esyalarida yoktu 6 tane adam icin. Isin en guc yani tasindiklari evdeki adamdi. Adam, eski bir buz hokey oyuncusu sakatlik sonucu birakmis profesyonel ligi. Hali durumu baya bir vahimdi, yurumekde zorlaniyor, topalliyordu. Esyalarinida kiraya tasindigi yan eve biz tasidik. Ne yalan soliyeyim Hurgul ablalardan fazla esyasi vardi adamin. Adamin "God bless you" dualari arasinda tasinirken ise gitme saatimin geldigini anladim. Ufuklar beni tren istasyonuna getirdiginde gunun bombasini ogrendik. Tren 11-12 agustos gunleri arasindaki bakim nedeni ile calismiyormus, onun yerine otobusler kalkiyormus. Otobusu alsam ise 1.30-2 saat gec kalacagimdanda manageri arayip durumu voicemail ile acikladim adam acmayinca. Benden sonrada Hurgul abla aradi. Uzun lafin kisasi 4 gun uste uste izin yapacagiz yarin yerime baska bir cocuk calisiyor cunku.

# 1 Agustos '07 Carsamba
Lanet olasi varlik = Sezgin

Adama yetmemis, beni aramasi dalga gecmesi, gitmis birda kim var kim yok herkese anlatmis, bardaki kizdan, garsonlara kadar. 3 gunluk aradan sonra calisicak olmanin mutlulugu!!! ile restorandan iceri girmemle bardaki Aidanin, "Hi Muzaffer, how was the beach?" demesi bir oldu. Arka tarafa girdim Sezgini ariyorum Nick geldi, "Yo bro, how was the beach? You seem darker today, i thought you had good time." diyo. Sezgini buldum arkasina, sadece Matt'e soledim baskasina solemedim diyor. Soledigi adamda ayakli gazate zaten. Cumle aleme rezil olduk. Bakalim belki bu pazar izin alip gene deneriz gitmeyi.

# 29 Temmuz '07 Pazar
Hic birseye kesin deme

Bugun sabahdan gittik macimizi yaptik ama hava bir kapali bir kapali, yagmur dustu dusecek. Eh denizede gidemedik tabiki. Sezgin beni aradi benim onu aramam gerekirke, "Deniz nasil lannn?" diyor. Feci sekilde alay konusu oldum sanirim. Mactan sonra Ozkan abi lerle Oktay'in evine gittik. Kart felan oynadik 20$ imi uttuler adiler Guzel gundu ama aksamda eve gelip DotA'ya kaldigim yerden devam ettim.

# 28 Temmuz '07 Cumartesi
Dalga

Bugun butun gun Sezgin'e takildim. Yarin benim yerime baskasi calisacak bende arkadaslar ve Ahmet abi ile denize gitcem. [planlarima gore] Sezgine diyoruz, "Sen burda kostururken biz plajda yatariz bir guzel, kizlara bakariz, denize gireriz, sende burda calisirsin iste. Text mesajda atariz belki ararim bile..." Sezgin de guluyo ayda yilda bi denize gideceksiniz artislik yapmayin diyip duruyodu. Artik yarin aricaz.

# 22 Temmuz '07 Pazar
Secim

Hayirlisi olsun Turkiye icin.

# 20 Temmuz '07 Cuma
Harry Potter

Her gun isten cikinca Astor Place deki duraktan biniyoruz trene. Gece 1:00 gibi orada oldugumuz icin vagonlarin icinde en fazla 5-6 kisi oluyor. Bugun cok kalabalikti. Hatta oturmaya yer bile yoktu, Ahmet abiye baktim sole bi anladi zaten. Harry Potter kitabi bugun cikmis megersem, devlet sirri gibi saklanan kitabi ilk okuyanlardan olmak isteyen insanlarda buyuk kitapcilarda kitabi bekliyorlarmis. Gece 12:00 dan sonra satilmaya baslanan kitabin piyasasina 13 milyar dolar diyorlar. Yazan kadinda homeless mis. Saka gibi degilmi... Restoranda calisan bi' eleman var 1 gune bitiririm diyordu.

# 15 Temmuz '07 Pazar
Yavas gunler...

Dun restoranda pek musteri yoktu bir cokda adam vardi calisan, manager beni yolladi eve. Bugun gene ayni gene eve geldim. Bu hafta 3 gun calistim... Isler cok yavas herkes tatilde, sehirdekilerde sabahlari denize gidiyor. Yani restoranda isler cok yavas. Allahdan okuldan vacation aldik.

Aksam isten cikinca Ahmet abilere gittim, bilgisayarinda virus varmis. Format atip bilgisayarini ayarladikdan sonra lafladik. Uzun uzun yazmaya gerek yok, surecegiz Ahmet abi birgun, motorlari maviliklere....

# 13 Temmuz '07 Carsamba
Yangin var

Her gun ya isteyken ya da isten cikinca bir itfaiye ya da polis sreni duyuorum. Saati degisse bile her gun mutlaka bir polis yada itfaiye sren otture otture bir yerlere gidiyor. Ve butun bu olaylar ayni yerde gelisiyor. Bazi gunler 3 er kez felan gordugum oluyor. 6 block icinde her gun bu kadar sey donuyorsa sanirim Manhattan yaniyor Diger kotu taraf Antalyada iken Istanbula gitmiyordum elimden geldigince, mecbur kalmadikca. Nedeni ise kalabaligi sevmeyisim. Simdi ise dunyanin en buyuk 2. metropolitaninda hergun milyon tane adamla urasiyorum. Kader bu olsa gerek, bakalim bizim yangin nasil sonecek?

# 10 Temmuz '07 Pazartesi
ROBOCOP II

Eehehe robocopda oynayan elemani yazmistim daha once, adam her hafta baska bir kadinla geliyor. Adamin saclar bembeyaz kafa kel, kadinlarin hepsi 35-40 yas araliginda. Sanirim adamla muhabbet edip biseyler kapmam lazim :)

# 6 Temmuz '07 Cuma
IVANNNNN

Ivan diye bi ispanyol velet var restoranda buna "Artismisin olm" u orettim Ahmet abi ile Sezgin'e soletiyorum komedi yerlere yikiliyirum cocugun $ive felan harika. Ahmet abide az degil ama gitmis Galatasay'i GaySaray diye oretmis cocuga bana gelmis "sen gay saraylimisin?" diyo... Isin komik yani Sezgin buna oretmis bana Muz diyolar dedimki demeyin benim dilimde Banana demek bu... Sonra cikita muz demeye basladilar... Bende malum yeri gosterip "would you like some cikita?" dedim. Adamlar bi gulmeye basladilar, benimde rezil oldugumu anlamam az surmedi... Cikita ispanyolcada ufak tefek seylere deniyormus. Turkiyedeki gibi o kocaman muzlara cikita muz diyoruz ya hikaye imis. Benimde ogrenmem baya aci oldu

# 3 Temmuz '07 Sali
Ruya

Today, actually yestarday night i've seen a dream. I won't write what i've seen in it. I just want to remember these scenes in the future because of some reasons... maybe they'll sign me something. Anyway pretty good day, i'm on the same routine.

# 2 Temmuz '07 Pazartesi
Robocop

Bu Robocop filminde oynayan adam geliyor bizim restorana arka bahcede takiliyor her zaman. Pek ilgimi cekmedigi icin bole "Ben $u unluyu gordum biliyomusuuuuun!" ayaklarini, yazmamistim daha evvel gunluge ama bugunku olay baya bi' kisilini anlatti adamin bana. Herif her gun kendinden 10-15 yas kucuk bi kadinla gelip arka bahcede saatlerce muhabbet ediyordu... Bugun baska bi kadinla geldi oysa dun o diger kadinla idi abicim yasin olmus bilmemkac kafanda sac kalmamis olanlarin hepside bembeyaz zaten... neden hala hovardaliktasinki peh...

# 1 Temmuz '07 Pazar
Mac felan yok artik

Macta gene dokuldum gecen hafta oldugu gibi... ilk 2-3 hafta iyiydi ama zorluyordu son 2 haftadir beden dayanmaz oldu. Ahmet abi 2. hafta sonu pes edip bu hafta gelmemisti istede benim halimi gorunce gitme sende dedi. Haklida aslinda eglenceli oluyo diye gidiyoruz ama zevk alamiyodum artik yuruyorum sahada, bakalim belki izin alabilirsem pazar gunlerine giderim ama izin alamazsam no more soccer...

# 25 Haziran '07 Pazartesi
Evlilik

Tam kapatmaya hazirlaniyoruz restorani disarda 1-2 masa var icerdeki masalarin hepsi kalkti, disarda bekliyorum bende kalksalarda baslasak toplamaya die. Bizim $efde birileriyle konusuyo disard. Her neyse eleman masadan kalkti hatunun onunde diz coktu bende saf saf bakiyorum 2-3 metre ilerden evlenme teklif etti hatuna, kiz ilk bas bi afalladi sonra opusmeye basladilar. Sef le konustuklari adamlarda ne oldunu anlamadilar sadece opustuklerini gorunce... Kiz sonra bagira bagira biz evleniyoruz dedi. Isin anlamadigim tek tarafi yoldan gecen bi eleman bunu duyunce geri geldi tebrik etti cuzdanin 20 dolar cikarip bunlara verdi. Matthew var Arnavut kokenli ama Amerika dogumlu O'na sordum "Bilmyorum, belkide tebrik icin vermistir..." dedi. Hurgul ablayi goreyim bi soracam bakalim neymis bunun anlami. Kurtlar Vadisindeki raconlar gibi ehehehehe.

# 19 Haziran '07 Sali
New bass amph.

Izin gunumdu bugun Hurgul ablalara gidecektim Long Island'a zaman geciriyordum. Atakan elektronik bi bateri aldigini gitar kayitlarini birlestirecegini soyledi. Eh bir tek bass lari eksik kaliyor. Gittim bi' fender amph. aldim, okuz gibide bir jack. Yakindir kayitlari eklemeye baslarim sanirim.

amph.

# 17 Haziran '07 Pazar
Ahmet abi ile mac

Cumartesi is bayagi bir yogundu ama Ahmet abiye gazi verdim maca gelmesi icin. Zaten 1 haftadan beri kafasini sisiriyordum. Butun gelmem demelerine ragmen sabah gittigimde bulusma yerine ordaydi. Macda baya bir zevkliydi hani mactan sonra ise gidip 2. kez sahaya ciksakda yoruldumuza degiyor pazar gunleri.

# 15 Haziran '07 Cuma
Grade

Okula gittik sabah gradelerimizi aldik sonunda. Level 6 oldum ders icindeki durumum yazilarim felan hespi "Over Avarage" odev yapmalarim ise "Avarage" uzun lafin kisasi 15 Eylule kadar okul yok.

# 14 Haziran '07 Persembe
School of ROCK

Okulun sondan bir onceki gunu, yarin gradelerimizi alacagiz. Gecen hafta DVD izleme karari almistik, filmide oylamaya sunduk. Sinifda "kankisi" en cok olan ben oldugum icin School of Rock oylamayi kazandi. Bugun filmi izlerken baya bi eglendik, hatta roommate Mehmet bile cikinca yari saka "Artik bende rock dinlicem ulan " demeye basladi... ehehe saka maka okul bitti eylule kadar yauw...

# 13 Haziran '07 Carsamba
Sakar muzo

Gecen gun Nuro diye bi elemanin gomlegine pastanin sosunu dokmustum mutfakdan alirken adamdan butun gun ozur diledim, bugunde bi masa sicak su istedi porsenlen fincanda Nico diye Meksikali bi garson var O'na soledim, tamam dedi ama vermemis. Bes dakka sonra ayni masanin yanindan gecerken kadin suyunu gene sordu anladim bizimki unutmus gittim aldim tam hizli hizli yuruyorum Sezgin kapidan aniden cikti bende zaten dengesiz yaklasmistim kapiya adamin ustune dokuldu baya bi su. Haslandi cocuk bi guzel allahdan hemen gomlegini felan tuttumda ucuz yirttik. Aslinda pekde yirttik denliemez restoranda kim beni gorse gulmeye basliyo yasklasilmasi yasaklanan adam oldum hadi hayirlisi...

# 12 Haziran '07 Sali
The exam

Hmmm, 14 haftadir suren okulda semester sonu sinavinda iyi seyler yaptim. Ilk sinavda (okuma) evlilik yuzukleri hakkinda bir metin okuyup testi yaptim. Testin tamaminin dogru oldugunu saniyorum. Kompozisyon sorusuda (reading icin) "Yuzukler tarihde neden onemli bir yer tutuyor"du. Onada yazdik bisiler ciktik sinavdan 1,5 saat bir ara verdik sonra yazma sinavina girdik. Soru cok dandikti, "Erkekler bayanlara metroda neden yer vermelidir?" sacma olmasina ragmen ilk bitiren ben oldum sinifta. well, probably i'll pass next level...

# 11 Haziran '07 Pazartesi
Gokte ararken yerde bulmak

Geldim geleli sikiliyordum, kafama gore 1 tane adam yok diye. Cildircak gibiydim hatta dun Can'la laflarken bile anlatmistim, etrafimdaki butun Turklerin aslinda cok iyi insanlar olduklarini ama hic birinin benim kisiligimle uzakdan yakindan alakasi olmamasini... Bugun restorana gittigimde yeni bi eleman gordum. Yeni ise baslamis, adamla muhabbete basladik laf lafi aciyo okulu konusuyorduk iste dediki; Ingilizcenin cok iyi olmasina gerek yok, universiteye gidebilirsin. Fiyatlarinin felan ne oldugunu bilmedigimi soledim, arastiracagini soyledi. Bu elemanda (Max) zaten universite okuyormus Mexika'ya gidince 1 aylik tatili 4 aya cikarmis ve geri geldiginde isinden olmus her neyse bunun yerine ise baska bir adam almislar cocukdanda memnunlarmis. Saatlik 60$ dan bahs ediliyor bu iste, yaptigi sey ise bilgisayar tamiri. Sonra elemanin rock dinledigini kardesinin bass gitar bunun ise gitar caldigini soyledi. Cep telefonundan bir resim gosterdi adamin evinde bateri var Grup felan isini soyledim bakacagini soyledi. Evlerimizde cok uzak degil ben 40.Caddede oturuyorum o ise 100 kusurlerde, trenle 6-7 dakkalik bir yol yani. Umarim iyi bir arkadaslik olur.

# 5 Haziran '07 Sali
Yeni notebook

Ilk once Hurgul ablayi arayip okuldan tatil aldigimi ve okul icin kenara attigim para ile bir notebook almak istedimi soledim. Hurgul abla gene garanticiligini konusturdu ve okulu birde kendisi arayip iyice emin oldu. Izin ciktikdan sonra, Ozkan abi ile bestbuy'a gidip toshiba marka bi' notebook aldik. Altigimiz pc cantasida cok kullanisli olunca Ozkan abiye 40$ kadar borclandim ama pek bisey olmaz veririz haftaya ne demisler; Borc yigidin kamcisidir... ieyt bea !!!!

# 4 Haziran '07 Pazartesi
Knight Online ve ben...

Sonerle konusurken oyunda oldugunu soyledi. Ilk once DotA sandim sonra Knight Online oldugunu soyledi, bayagi bir sasirdim. Az biraz konustukdan sonra benimde aklimi celdi, oyunu indirdim ama bi turlu kuramadim hatalardan dolayi. Gerci eskisi gibi cok uzun zaman oynayamam ama amac zaten belli zaman gecirmek bakalim gecen zaman ne gosterecek ilersi icin.

# 3 Haziran '07 Pazar
Futbolda soktuk araya

Ilk geldigim haftalarda Amerika'ya sadece okul vardi hafta sonlari Ozkan abi ile gidiyordum top oynamaya, ise basladim basliyali hem okul hem is derken 4-5 saat uyku uyu, sonra uyan, git top oyna gel geri git ise cok buyuk bi is gibi gorunuyordu. Ama bu pazar yaptim cokda zevkli oldu eglendimde. Kendimi pek kasmadim aslinda her topa kosmadim ama gunun sonunda isten nasil ciktimi bilemedim baldirlarim agriyordu. Tabiki biliyorum, bu agrilar gelecek hafta daha az olacak bir sonraki hafta ise agri yerini dinclige birakacak. Uzun lafin kisasi bu hafta sonu uyumadim cumartesi Hurgul abla ve Ozkan abi ile New Jersey'e alisverise gittik Turk market ve kasaplarina bugunde top. Gobek gidiyor muzooooo

# 28 Mayis '07 Pazartesi
Where am I from?

Ulan kendime bile inanmaz oldum, aynanin karsina gecip gecip suratima bakiyorum... Ispanyolmuyum, Italyanmi, Arapmi, Fransizmi, Almanmi saka gibi geliyor ama bunlarin hepsi en az 1 kere soruldu. Ispanyol ya da Italyan misin en az 10 kere. Bugun gene restoranda ~tirmaliyoruz~ adamin biri biseyler soyluyor... Dedim ingilizce konusun anlamiyorum, ozur diliyo pardon ben italyanim senide italyan sandim diyo. O degil gecen bi masaya gittim adam diyoki italyanmisin ispanyolmu... Dedim baska bi yerden olamam mi? Sanki ole bir olasilik yokmus gibi sordugu soruya bak sen... Turkum diyincede okuyan bircok kisiye garip gelcek olan yaniti veriyorlar; Turk yemeklerine bayiliyoruz, ozellikle kazandibi ve baklava. Gercekten manhattan ve queens basta olmak uzere New York'un bircok yerinde Turk mutfagi biliniyor ve seviliyor.

# 24 Mayis '07 Persembe
Bugun benim dogum gunum

Ilk kez bu kadar huzurlu bir gunumdu kimse bisey bilmiyorum akraba felan yok (Hurgul ablalar disinda) cok rahattim. Hurgul ablaya'da gitmedim cunku biliyordum biseyler yapacak ugrasicak diye... Telefonumda yok zaten ariyamadida, bizim roommatelerin telefonlarindan aramis onlarda istelerdi, gunun sonunda aradigimda telefondan HAPPY BIRTHDAY TO YOU desede, o hic sevmedigim dogum gunu sacmaliklarindan kurtulmus oldum. Yinede hersey icin dogum gunumu unutmayanlara tesekkurler.

# 23 Mayis '07 Carsamba
Kuruldum adamin makinasina

Mehmet'in laptopa bugunde photoshop yukledim... Nemi yaptim peki? Yeni aldigim gitarla resim cekmisti Mehmet onunla oynadim az, hem bi profil resmi hemde forum icin imza yaptim kendime. Imza boyle oldu;

imza

Profil resmide boyle oldu efendim; TIKLA, that's it.

# 23 Mart '07 - 22 Mayis '07
Kara kuyu

23 martta cikip Amerikaya geldigim donemden beri gecen 2 ayda hic birsey ekleyemem acikcasi pek bi koydu. Lap topu Turkiyede birakip geldigim icin burdan bilgisayar almam gerekli idi. Babamdan para istememek icin kendi calistigim para ile almaya karar verdim. Ne mi yaptim ilk once gidip ibanez bir bass aldim.

Ibanez

Bilgisayar isi gelecek aya kaldi yani. Gecen gun eve interneti baglatincada roommate'in bilgisayarina dreamweaveri indirip yazmaya basladim gunlugumu. Her neyse 23 martta geldigimde sansima Hurgul abla doguma gitmis, hava alaninda 4-5 saat beklesemde bebek geldigi icin bi nese vardi ustumde. Esra abla gelip beni aldi Hurgul ablalarin evine gittim o geceyi orda gecirdikden sonra ertesi gun hastaneye Hurgul ablayi ziyarete gittik. Demiride gorduk, velet pek bi tatli pekbi hircindi.

Demircik

Altini degistirirken herkesin ustunu bir guzel islatti. 1 hafta sonra okul islerine basladik. Okula baslamistim ama hergun Long Island'dan Queens'e gelmesi cok uzun ve masrafli idi. Okuldan sinif arkadasimin birisiyle konusup onlarinda yeni ciktigi eve onlardan 2 hafta sonra tasindim. Manhattanda bir Italyan restoraninda da ise girdim. 2 ayda hayatimda bir cok sey degisti, eskiden hic olmadigi kadar yogun gunlerim var artik. Bu ay okuldan yaz tatili icin izin alabilirsem iyi bir bilgisayar almayi planliyorum. Yok alamazsam okulun parasini vermem gerekecek ve PC yalan olacak. Umarim okuldan yaz tatili icin izin alirim gelecek ay hem bi PC hemde iyi bir amfi gelir. 2 ay icin guzel bi ozet olmasada bu karanlik devir gunluge boyle yansidi. Yapacak fazla birsey yok artik.

# 19 Mart '07 Pazartesi
Pasaport geldi.

Sabah saat 12 gibi kapı çaldı UPS'den geldiler, kimlik felan verip imza attıkdan sonra zarfı alıp içini açınca hiç beklemediğim bir şey ile karşılaştım. 2012 ye kadar vize vermiş bizim zenci 5 senelik vizem var yani artık.

vize

# 15 Mart '07 Perşembe
Muzo got the visa.

Teyzemle bi dünya yol gittikden sonra saat 09:20 gibi konsolosluğun karşısındaki çay bahçesine oturduk. Ordan aldığım DS 156 ve 157 formlarınıda doldurup saat 11 e doğru kapıdaki kuyruğa girip içeri girdim. Klasik aramalardan sonra esas görüşmenin yapılcağı odaya girdim. Resepsiyon masası gibi bir masada oturan adam benden DS formlarımı ve pasaportumu istedi. Biraz kontrolden sonra evraklarımla beraber bana 77 numarasını verdi. Sıramı beklerken yanı başımda duran kağıtlara gözüm ilişti, DS 158 formunda da F tipi vize başvurularında doldurulması gereklidir yazıyor. Evrakları verdiğim adama sordum 'Doldurman gerekli.' cevabını alınca 2 dakkada nasıl doldurdum o formu anlatamam. Sıram geldiğinde benimle tamamen Türkçe konuşn bayan pasaportumu ve evraklarımı aldı ve sizi yeniden çağıracğız dedi. İkince kez çağırıldığımda gene Türkçe konuşan bir bayan parmak izlerimi aldı ve O'da sizi tekrar çağıracağız diyerek beklemeye devam etmemi söyledi. 3. kez çağarılmayı beklerken (bunların hepsi tek bir salonda oluyor ve salon banka şubesi gibi bir yer) gözüm bana verilen numaraya takıldı. Kağıdın alt kısmında Turkish/Türkçe yazıyordu. O zaman anladım insanlar niçin benimle Türkçe konuşuyor acaba? sorusunun yanıtını. 3. kez bir zenci bayan çağardı, O'da Türkçe konuşunca dedimki;

- Ben İngilizce biliyorum, niçin kağıdın altında Türkçe yazdığınıdaa anlayamadım.

Burdan sonra kadında İngilizce konuşmaya geçti ve aşa yukarı şöyle gelişti;

- İngilizce konuşabiliyormusun?

- Evet, konuşabiliyorum.

- Peki, neden İngilizce öğrenmek istiyorsun?

- Ben Turizm Otelcilik mezunuyum ve iyi bir kariyer için çok iyi derecede İngilizce şart.

- Senin ingilizcen zaten iyi bu okula gitmene gerek yok. (Zarf atıyordu sanırım)

- Benim ingilizcem kariyerimde ilerlemek için yeterli değil.

- Peki bu okul ne kadar sürüyor, yani ne kadarlık vize istiyorsun?

- 36 ay

- Benden 36 ay vizemi istiyorsun? (Acaip bi yüz ifadesi ile sordu)

- Hayır, dil okulu onbir hafta sürüyor, eğer okula devam ederek üniversiteyi bitirsen bu 36 ay sürüyor.

- Hmm, peki sen hangisini yapmayı düşünüyorsun?

- Onbir hafta sonra okul bitince geri gelmek ve okuduğum üniversiteyi bitirmek. (Yalan kadın kıl die öle dedim okucam orda aslında.)

- Tamam o zaman. Orda kimle kalacaksın?

Annen baban ne iş yapar, ordaki tanıdığının işi ne vs. sorulardan sonra bir kağıt verdi elime gidip UPS 'e 12 ytl yatırdım. Eve gelecek pasaport, okul ise bu ayın 27 sinde başlıyor. Hayırlısı olsun bakalım.

# 8 Mart '07 Perşembe
İstanbula uçuş

Amcamla yol arkadaşı olarak 50 dakkalık bir uçuş sonrası İstanbul'a indik. Ressamla hava alanında ayrıldıkdan sonra Can'ı aradım

-Yorgunum abi uyucam 1-2 saat sonra gel istersen sıkılırsın.

diyince bende kararı o akşam teyzemlerde geçirmeye karar verdim. Ertesi gün sabahdan gittim beşiktaşa öğrenci evi tabi gitarıda aldım yanıma az bişe çaldık, oyun oynadık, yemek yaptık, ben 5 kere çay demledim hepsini içtim ödsfhjgıh neyse sonra uzun zamandır tellerini deiştirmek istediğim gitarım için tel almaya gittik taksime. 45-105 EPS marka tel aldık 30 ytl'ye geldim gitara taktım AMANIN ses nasıl değişti anlatamam. Bütün gece gitarla oynadım. Can'ın annesi kayseriden geldi ertesi gün çıkıp ev felan baktılar. (Şu anki evleri küçük gelmeye başlamış artık) ertesi gün ise Ömer'i Antalya'ya yolladık. Herşey aynı rutinliğinde giderken bir hafta geçtiğinin ve perşembeye yalnız bir gün kaldığını fark ettim. Yarın vizeye gidiyoruz işte hayırlısı.

# 6 Mart '07 Salı
Klavye-i dümbük

Klavyenin tuşları tutukluk yaptı gene, ne kahveymiş yahu tab felan basmıyodu içini açtım ama yapamadım...

Celal'e götürcem yarın, oda yapamaz ise gidicem alıcam yeni bi klavye ne yapalım artık.

# 5 Mart '07 Pazartesi

Konsolosluğu aradım en erken 15 mart için randevu verdi. Vizeyi alır isem 15 martta 19 unda Amerika da olmam için pasaportumu ertesi gün almam gerekli. Olacakmı bilemiyorum olmazsa yaz sezonuna kalıcak iş, yaz sezonu ne zaman başlıcak onuda bilemiyorum... vizeyi alacağım bile meçhul. Sanırım tek bildiğim şey perşembe günü amcamla İstanbula gidiyor olmam...

# 2 Mart '07 Cuma
Hmm

Efendim perşembe günü gidip 16$ yatırdım İş Bankasına bugünde aradım konsolosluğu saf gibi dinlemeden tam bağlandım, adam sordu "Pasaportun hala geçerli değil mi?" diye, o zaman anladım uzattırmadan randevu alınamayacağını. Allah'dan adam şifremi bilgisayara girmedi de 16$ + o kadar zaman kaybı yok olmadı. Hemen çıktım gittim karakola 136 ytl 1 senelik uzatma imiş, bizimkiler Soner ile yolladılar parayı uzattırdım. Sabah evden çıkarkende yanıma laptopı almıştım Celal'e baktırırım diye karakoldan direk kafeye geçtim. Adam dediği gibi açtı içini kurşun kalemle çizdi manyetikleri A tuşum basar oldu. (Biz kolonya ile temizlerken ordaki iletkenleride silmşiz meğerse bkz.26şubat) Her neyse efendim 15-16 marta kadar umarım işlemler biter ve vize alabilirim.

# 27 Şubat '07 Salı
Kağıtlar geldi.

Sabah annem aradı, Hürgül ablanın yolladığı kağıtlar geldi die, saat 16:00'da da ders var diye erkenden çıkıp gittim arbayı aldım laptopu Koray abiye götürdük içini iyice sildik felan gene olmadı evraklar için perşembe gidip 164$ yatıracam İş Bankasına. Sonrada vize almaya gitcez...

# 26 Şubat '07 Pazartesi
Kahve

Klavyeye kahve döktüm!!!, harikayım içini açıp temizledik o kadar gene olmadı "a" tuşum basmıyor ctrl+v yapıyorum anca....

# 25 Şubat '07 Pazar
Yaşlandımmı ne?

Perşembede dersten sonra bugünkü ders için saatlerce çalıştım güzelde çalıyordum öle kasık bir soloda yoktu her neyse Nezih Hoca'nın yanına gidince küt diye kesildim 5. notayı basamadım neden oldu niçin oldu bilmiyorum ama unutuverdim bir an... Daha sonra diğer konuya bakıp diğer konularda ilerledikden sonra dersin sonuna doğru çalabildim hatırlayıp. Yaşlanınca gelecek olan hastalıklardan biri unutkanlık böle bişey olsa gerek. Umarım bi daha birşeyi böle küt diye unutmam...

Son olarak kafeden babamında tanıdığı Cem'in annesinin bi web sitesi işi vardı onu yapmıştım tasarımını felan bitti, onayda verdiler, güzelde oldu. FTP ye sallayınca eklerim linkini.

# 23 Şubat '07 Cuma
New York, New York

Hürgül abladan haber geldi, okul ve göçmen bürosu kabul etmiş kağıtlarımı Antalya'ya yollamış. Bu şu demek oluyor kağıtlar gelince vize almaya gidiyorum Ankara yada İstanbulda'ki konsolosluğa ve vizeyi alabilirsem ki herkes formalite icabı bir görüşme olacağını söylüyor, Amerika/New York'daki dil okuluna başlıyorum. İnşallah 2004 deki gibi güzel geçer görüşmem ve 2. kez Amerika'ya giderim deneyimli olarak. ;) By the way thanx alot Hurgul abla...

# 17 Şubat '07 Cumartesi
Ne dolu gün oldu yaw

Efendim bugün kardeşimiz Antalya'ya iniyor, akşam onu almaya gideceğiz. Dün gece gene sabaha karşı uyuyunca saat 1 gibi kalktım yemek felan derken bi baktım annemler gelmiş. Havaalanına gitmeden akşam yemeği için gereken köftenin harcının içinde bi kıyma topu getirdi annem yanıma, "git elini yıka gel" dedi... Köfte yoğurduk baya bi sonra çıktık, havaalanında şu meşhur Buzda Dans'dan tartışmları olan sarışın kadını gördük (Sanırım adı Sema idi) her neyse hanfendi oğlu ile sırada hemen 5 metre yanımızda biletlerini onaylatmak için bekliyormuş, sanırım oğlu ile yanındaki bir genç sıra için tartışırken genç dönüp malum hanımın oğluna dönüp, "Terbiyesiz" dedi. Kendisine terbiyesiz denilince adam delirdi çocuğa demediğini bırakmadı en sonundada "Sen kim oluyosun lan piç!" diyerek yanına gelenlerin koluna girerek arkaya çekmesi ile ordan ayrıldı. O kadar küfür ve hakareti yiyen çocuk gidip bi güvenlik elemanı çağardı, güvenliğin yanındada tehdit yedi, tartaklandı tam o sıra oğlunu gören Sema hanım çıkıverdi elemanı güvenliğe şikayet ediyor bağararak, "Oğluma terbiyesiz dedi, hakaret etti" bunlar olurken oğluda halen çocuğu tehdit ediyor "Sen kimsin, polis bana ne yapacak? Dışarda çık karşıma adamsan", çocuk dönüp çok güzel bir laf etti sonrada güvenlik ayırdı grupları zaten. Çocuk aynen şöle dedi, "Sema hanım burdan 2 tane şahit bulun benim size karşı hakaret etttiğime dair özür dileyeceğim burada sizden." Türkiye işte bütün herkes izledi bunları, en az 100 kişi vardı. Ne kadar paran varsa ne kadar tanınmış olsan da TERBIYESIZ gene TERBIYESIZDIR. şekil1A = yukarda yazdığım sema ve oğlu örneği.

Her neyse az lafladık uçak indi kardeş geldi, öpüşme senfonisi ardından çantasıdaki Play Stationu gösterdi artık PES maçlarımız için cafeye gitmeye gerek kalmadı. Rusça da öğrenmiş baya bi güzel konuşuyor. Neyse eve geldik felan yoğurduğumuz köfteyi yedikden sonra Makina başladı. Programın iyi yerlerini ve aklımda kalan 1-2 yerinden bahs edeceğim;

1 http://www.youtube.com/watch?v=TweU77cDrgE kesinlikle tıklayın FAV yapın yorum yapın. Şimdi bu ne diyeceksiniz, bu şu; Türk polisinin yaptığı işgenceleri anlatan bir filmin gerçek olaylardan yapıldığı öne sürülürken burdaki eleman bunların hepsinin gerçek olmadığını bir çoğunun abartma ve hayal ürünü olduğunu anlatıyor. Bu adam olayları yaşayan ve filme olan kişinin ta kendisi. Peki neden tıklamamız lazım sebebi de şu; Türkiye hakkında tüm yabancı ülkelerde oluşan antipatinin bir nebze engellenmesi, bu filmi sadece politik nedenlerle gösteren ülkelerde bu filmi izleyen milyonlarca kişinin filmdeki işgence sahnelerinin aslında abartma ve hayal ürünü olduğunu anlaması.

2 Küresel ısınma, iç karartıcı bir konuşma idi geçen hafta olduğu gibi. Pek bişey yapmakda mümkün değil gibi görünüyor, yapabileceğimiz tek şey süreci yavaşlatmak malesef. Pek bişey yazmak istemiyorum bir çok forumda zaten bayağı bir açıklayıcı bilgi var.

3 Efendim en güzeli burda anlatacağım oldu ben çok güldüm. Bir grup vardı adını unuttum en son şu Naciye'yi söyleyen hanımla bir düet yaptılar, şarkının ortalarında daha önce hiç bir şarkıda duymadığım kadar uzun bir es vardı. 1,5-2 ölçü kadar bir uzunlukda. Herkes normal olarak şarkı bitti sandı tam alkışlıcaklardı gitarlar girdi zonnnn diye tekrar devam ettiler ama bir sorun vardı... Hanım efendinin mikrafonundan ses gelmiyordu! Sebeb çok basitti arkada mikrafon sesleri ile uğraşan eleman da herkes gibi şarkı bitti sanıp kadının mikrafonunu kapattı sonrada bir karışıklık oldu açılamadı bir türlü sesi kadıncağızda sesini duyuramadı taaki Okan Bayülgen elindeki 3-4 mikrafonla gelene kadar. Ama o anlarda kıkır kıkır güldüm sabahın 4:30'unda çığlık atar gibi bağaran ama sesi duyulmayan bir insan var ve arkadanda müzik geliyor gerçekten komikti.

Sanırım buda benim yazdığım en uzun günlerden biri oldu.

# 16 Şubat '07 Cuma

Cumartesi günü olarak bildiğim Pinhani konserinin Cuma günü olduğunu öğrenince tepe taklak oldum. İsmi lazım olmayan ve bana Cumartesi olarak bilgi veren arkadaşa burdan selamlar. Hiç kızmadım...

# 15 Şubat '07 Perşembe
hmm

Site firefox ile açılınca halen sıçışlarda, neden oluyor çözemedim aslında pekde umurumda değil efendim bugün saat 11:10AM'den itibaren sol tarafta görmüş olduğunuz forumlar | resim/foto galerisi yazan yeri deiştirmiş bulunuyorum. Sebebi ise çok açık, ben bu siteyi ilk başta tasarlarken hiç bir amacım yok idi. Canım sıkılıyor nette yapacak birşey bulamıyordum, dedim bari bi şeyler deneyeyim photoshop'da derken site teması çıktı. Soldaki 3 linki koydum ama aklımda yeni linkler eklemek yok idi. Galeri ve forum linklerinide ekleyince sol tarafdaki 3 linklik sekmeyi bozarsam tema deişeceğinden tabiri caiz ise galeri ve forum linkini sıkıştırcak yer yaptım kendime Ha bu arada bu smile'ların hepsi forumdan geliyor yeni yükledim ya smile'larıda kullanayım dedim devianart'dan çorladığım. Gelelim gene! yazamadığım 10 günde ilerde anımsamak, okuyup hatırlamak istediğim neler yaşadığıma;

Nezih hoca ile sitesi için kasıyoruz halen. harduro.com şu an bayağı bir içeriğe sahip hale geldi. Çok hızlı anlıyor benden bile hızlı ilerledi vallahi web'de kütür kütür vbulletin editliyor modül ekliyor. İlerde baya bi kapsamlı bir site olacak gibi harduro.com'u. Eh sadece sitesiyle uraşmıyoruz tabiki Do Majör gam üzerinde farklı farklı yürüyüşlerle giriş yapan bi kitaba başladık bizde. Sanırım berklee'den bir kitap dı. 2 ay önce bi giriş yapmayı denemiştik ama bana çok ağır gelince es geçmiştik kitabı. Her neyse Soner bey İstanbula indi, çok severek izlediği Kurtlar Vadisi'nin yeni bölümlerini izleme hayali suya düştü tabiki. Cumartesi akşam 7:10 da Allah izin verir ise Antalya Havaalanından alacaz beymizi kuzenle birlikde. Şansımızada aynı gün Gizli Bahçede Pinhani çıkıyor. Kardeşim gibi rap-hip hop-techno dinleyen bi adamın benle rock ağarlıklı müzik çalan bir bara gelmeyi isteyeceği aklımın ucundan geçmezdi. Gurbet deiştirmiş işte ... Efendim başka bir şey yok hatırladığım. Abd işi Hürgül ablanın elinde halen, aslında okulda desek daha iyi olur. Okuldan "evet" cevabı çıkar ise Hürgül ablanın yollayacağı kağıtlarla konsolosluğa gidiyorum vize başvurusu içn. Okul hayır derse yazın burda bi otelde iş başı görünüyor. Şimdilik bu kadar inşallah bundan sonraki blog arası bi 10 gün olmaz annadık annadık smile eklemişim foruma şflkjdadşlkjfasdklgfshadg

# 6 Şubat '07 Salı
Olmayan yoğunluk

Şu son günlerde nedense 2-3 günde bir yazdığım bu satırları yazmaz oldum. Geçenlerde yazayım dedim PC ye bir virüs girmiş nasıl/nerden geldi anlamadan dağattı ortalığı. Bizimkiler İstanbul'a gitmişler 2 gün yoklar, tayfayı topladık eve Osman notebookunu aldı geldi işte yaptık wireless ayarlarını felan dota oynuyoruz bir ara Hakan windows için bi tema indirdi ondan sonra benim pc temp2.exe hatası vermeye başladı kaparken sonra ağdan diğer makinada aynı sorunu verdi, kasperyskya bir tarattım PC de ne kadar exe uzantılı dosya varsa sildi :( Haliyle format şart oldu dreamweaver da yüklü değildi açık notepadde yazmakda işime gelmedi zaten bayadır yazamıyorum. Son günlerde ne olduya gelince;

Hürgül abla kağıtlarımı yolladı, doldurup geri yolladık. Okulda kabul ederse Martta yetişemezsem Haziranda yolcuyum. Gitarda ilerlemeye devam ediyorum yavaştan thump/slap yada funky denen tekniği kapıyorum. Nezih hocayla websitesi üzerinde çalıştık, yakında phpnuke yada wbb kurağız adres; www.harduro.com . Daha başka Soner iti aradı (kardeşim oluyor :) ) Cuma günü geliyormuş... Son olarak 5 makina aldı internet kafemiz :) artık Localden daha keyifli dota maçları çıkıyor cafede. Hadi ei günler...

# 21 Ocak '07 Pazar
Limona dalan varr!!!

Nezih hocanın (gitar hocam) annesine sözüm vardı limon götürcektim, geçen hafta toplayamamıştık bugüne nasipmiş. Kadir ağabey, ben, Fisun teyze çıktık mekana gittik :) az bir zaman sonra yıkılıp inşaat olacak bahçede evvelki günden kalan fırtınanın etkileri vardı. Sadece yerdekilerle 3 poşet doldu. 100kg topladık heralde arabanın bagaj full limon oldu :) derse gittiğimde bayağı bir şaşırdılar 3 torba tepeleme limonu gelince. Nezih abi dalga geçiyodu limoncu dicez sana diye :) O yorgunlukla eve geldim akşam baya bi ziyafet vardı he bide Yunus'um yavrum benim (siteyi kiraladığım arkadaş bu) evde ol bidahakine arayınca zamanım olmuyo gelemiyorum yoğun adamım yahu :P

# 18 Ocak '07 Perşembe
Anne :)

Dün gece mutfakda bi fındık döktüm, dökmez olaydım. Yok yere tartışma buna denir. Annem midesi ağrıyo diye sarmaya yer arıyo bende gel bana sar der gibi fındık döktüm. Az biraz tartıştık, sabah Amerika için olan belgeleri tamamlamaya gitcektik onun için bir eksi olarak kaldı akşamki olay uyuduk. Sabah annemin midesi iyice azdı sanırım çıkmadı bizde Hürol abi ile bir sürü yere gidip geldikden sonra, Üniversite öğrencisi olduğuma dair Üniversite'den yazı (ingilizce noter tastikli tercümesi) ve Lise diplomam (yine noter tastikli ingilizce tercümesi ile birlikde) aldık. İlgilenenler için bir ayrıntı, dil eğitimi için Amerika'ya gitmek istiyorsanız sizi orada garanti edicek birinin olması lazım. Ve aşağıda yazan belgelerin;

Bu Ingilizce okulu sehrin universitesinde: La Guardia community College / City University of New York a bagli 2 senelik bir universite.   Ingilizce bolumude kurlara gore ayrilmis siniflar halinde, her sefer bir ust kuruna gecerek bitirmeye calisiyorsun.

Gerekli olan belgeler
• Doldurulmus ve imzalanmis basvuru formu
• Lise veya universite transcript'i- yeminli ingilizce tercume ettirilmis olacak
• Noterden tasdikli- grantor formu, bunu biz yapicaz asagidaki belgeleri sunarak
Sirketten mektup
Gecen senenin vergi kagitlari
Bankadan mektup
• $200 basvuru parasi. Fikir degisikligi oldugunda bu para geri iade edilmez,  Ama vize alip geldiginde, okula yazilacagi zaman okul parasindan dusulecek.
• $100 servis parasi
• Her dokumanin hem orijinali hemde kopyasi


Bu ingilizce merkezi okulu odeme ve yasama masraflari olarak senede 13,500K garanti gosterebilecek bir garantor istiyor

Garantorluk belgeleri haric yukaridaki herseyi hazirladiktan sonra bize mail ediyorsunuz ve o zaman biz tum seyler elimizde okula I-20 icin basvuru yapiyoruz.

_________________

Okuldan I-20 alindiktan sonra:
I-20 form
Kabul mektubun
Pasaportun
Finansal dokumanlarin
Okula odedigin paralarin makbuzlari
Visa ya basvuru icin yaptigin odeme ile
Konsolosluga F1 vizesi icin basvurucaksin

______________________

Ilkbahar sezonu kayitlar- Mart 19-20
Sabah dersleri icin Mart 27 Haziran 15
11 hafta, Pazartesiden Cuma ya kadar, saat 8:30 – 1 e kadar
$1,400

Yaz sezonu kayitlari- Haziran 25-26
Sabah dersleri Temmuz 9- Agustos 16
6 hafta, Pazartesiden persembeye kadar, sabah 9 - 3 e kadar
$925

Bu ogrenci vizesini tutabilmek icin ard arda her somestir okula gitmek lazim. Eger cok ders sayisi kacirisan okul gocmen burosuna mektup yolluyor ve ogrenci vizen gecersiz sayilabiliyor. O nedenle buarada kaldigin surece yasal olmak istiyor ve Turkiye ye gidip gelme sansin olsun istiyorsan devamli okula gidiyor olman gerekiyor.


Beni en çok sevindiren şey ise, kendimden bile fazla kahve için manyaklarla tanışabilcek olmam ve annemin "Yeter oğlum içme bu kadar zararlı" diyemeyecek olması hehe :)

 

# 17 Ocak '07 Çarşamba
OYT!!!!

Ohoo yeni yıl tenbellik yılımıdır nedir yazmadım bayadır. Yazamadım değil yazmıyorum diyorum tenbellime geldi. Neyse tam zaman hatırlamasamda şöle bi neler yapmışım yazayım bari dedim kendi kendime;

Yine gitardan başlıyorum. Feci bir jazz sevme/çalma başladı. İlerde %1.000.000 bir jazz bass alıyorum. Markası tabiki Fender ;) Bayağı bir ilerledim kendimi aştımda diyebilirim yolun başında olduğumu halen bilsemde notalardan (tablara bakmadan) çalabiliyorum parçaları kaldıkı kitabımda da tabsız sadece nota ile yazılan parçalardayız. Üzerinde olduğum yoldan bayağı bir hoşnutum yani.

Arabaya gelince, bir imza daha attım :) ya babam varya babam 1 numara adam yahu. Ağzını açıp birşey bile demedi. Olay şöyle oldu;
Sitenin zemin çalışmaları var bir haftadır. Yerlere kiremit döşüyolar böle şekil oluyo :) Her neyse haliyle sitenin içindeki otoparklar kullanılamıyor. Siteleri ortadan ayıran bir yol var 1ve2 diye bu aradaki yola koyuyoruz biz arabaları. Peder beyde yolun ortasında durmasın diyerekden 2 yan tekeri kaldırımda 2 yan teker yolda olcak şekilde bırakıyor arabayı. Bende hep öle bırakırdım ama her zaman (2-3gündür) bıraktığımız yerde başka bir araba olunca 5 metre arkasına koyayım dedim. Burdada böle kadınlar halı yıkarken rahatlık olsun diye yapılmış bi parke zemin var, tam ben çıkarken ÇOFFF diye bi ses geldi teker 10 saniyeye kalmadı söndü. Hemen direksyonu kırıp park ettim. Ertesi gün pazar saat olmus gecenin bi vakti, indim baktım tekerin kenarında bi yırtık. Eve çıktım hiç bişey söleyemedim akşam Kanal D'yi açtım Makina'da yok :( uyuyamadımda. Bir yalan düşünüyorum çıkmıyor... pekde iyi değilim yalan konusunda derken aklıma bir fikir geldi... Bıçaklamış manyaklar derim olur biter dedim :) Sabah babamın midesi yüzünden hastaneye gitcekleri tuttu. İndirler ben yine bişey söleyemedim. Annem aradı işte oğlum aşşa gel böle böle diyo. Babamda mis gibi anlattı teker nasıl değişir diye o arada Hürol abi geldi onunla beraber değiştirdik tekeri. (işin büyük kısmını o yapmış olsada) tekeri çıkardım aldım hiç bilmiyomuş gibi "Aaa baba bıçaklamışlar bunu" dedim. Annemde "Tinerciler yaparlar" diyerek yedi :) numarayı. Sonra nemi oldu lastikciye gittiler ve adam görür görmez "Abi bu bıçak izi değil, kaldırıma vurmuş bunu sizin oğlan" demiş. Annem aradı bi sitemkar :) Babam geldi nasıl gülüyo :) Değişen lastik 120 ytl. İlerde temin edicekler sanırım bi şekilde :))

Son olarak hayatımda geçenlerden son anı bu zaman zarfında Hürgül abla New York'daki okul işinin büyük bir bölümünü halletmiş. Mail gelmiş anneme yarın onları yapamaya çıkıyorum. Büyük olasılıkla 19 mart da New York'a doğru uçuyorum. Allah büyük... Asiye teyzem duyar duymaz gene aramış. Bir insan anca bu kadar bağlı olur inandığı şeylere neyse...

# 2 Ocak '07 Salı
Spor bize uzak kalmış :)

Malum herkes bayram vs. için okullardan felan gelince eh çalışanlarda zaman bulunca halı saha maçı ayarlamışlar. Ben Hakan'ı aramayı düşünürken küt o beni aradı 10-11 maç var diye. Bende onu 9-10 maç var gelirmisin diye arıyacaktım. Neyse gittik hem 9-10 daki hem de 10-11 deki maçta koştuk (koştuk denir ise) hayatımın en berbat 2 halı saha maçını yaptım arka arkaya. İkisinde de yenildim ve pestilim çıktı. Bide o yorgunlukla Berat'ı evine bıraktım o kadar. Akşam nerde nasıl uyudum bilemiyorum :) ama spordan çoook uzak kaldığımız belli. 2-3 sene önce akşama kadar evin arkasında top oynar akşamda gider hiç durmadan koşardık o sahada ey gidi günler eyy :)

# 1 Ocak '07 Pazartesi
Yeni yıl...

Lara'da bir restoran. Canlı müzik denilipde çalınan tek müzik aleti klavye. Adam arada bir - iki nota basıyor geri kalan bütün bass-davul-gitar vs. akorları klavyeden çıkıyor gene. Çalınan müzik ise tamamen oyun havaları, ankara türküleri, uzun havalar vs. Masadan sadece tuvalete gitmek için kalktım. Bizimkiler baya bi dalga geçseler, kalk oyna eğlen bari deseler dahi hiç kalkmadım. Evde otursam daha çok eğlenirdim derken bizimkilerin kafalar hafiften iyi olunca o ciddi, sert adamların kalkıp göbek atmaları yanıma gelip küfürlü küfürlü konuşarak şakalar yapmalarına çooooook güldüm çoook eğlendim. Çok neşeliydi yani. Dönerken babam zil zurna sarhoş (70lik içti sanırım tek başına) ben o arabayla İstanbul'a giderim diyince, 5 metre ilerisine gidip parmaklarımla bir yuvarlak yaptım, adam geldi o yuvarlardan işaret parmağanı geçirdi. :) sanırım kulalnırdı arabayıda ama ben sürdüm. Babam arabada iken sürdüğüm en sakin arabaydı sanırım. 1 kere bile şurdan gir ölemi dönülür ordan vs. demedi. Hatta 1-2 kez yol boşken kırmızıda geçtim görmedi bile :) Günün finalinde asansörden indik, ben kapıyı açtım tam içeri gircem annem arkamda nasıl gülüyor. Bi baktım arkamda sadece annem var :) peder bey asansörün içinde aynaya sırtını dayamış uyucam ben diyo :) böle zevkli bi akşamdı yani. Neyse herkese iyi seneler.