![]() |
![]() |
![]() |
|
![]() |
![]() |
# 14 Kasim Carsamba Amerika'da hayat dedik gelirken hic bir sey degismis
degil... Sabah okul okuldan sonra i$, i$den gelince odev yap yat uyu,
uyan gene okula git... Acayip bir sekilde robota donusuyorum resmen. 3
hafta once gene # 31 Ekim '07 Carsamba Her 31 Ekim manyak gibi kiyafetlere burunup etrafta dolasan insanlar... Pazartesi ve sali gununde olan iznimden sonra carsambalari bana bir nevi pazartesi olarak geliyor. Isin ilk gunu her zaman oldugu gibi b.ktan bir gun... Her neyse degistirdim ustumu yukari ciktim tam etrafda dolanmaya basladim kapidan 2 tane velet girdi bagariyolar, "Treat or Trick!!!" die, ne yapacagimi bilemedim 1 sn diyerek arka tarafa gectim, Matt tuvalette imis, ona soledim 2 cocuk geldi treat or trick diyolar ne yapacam? Give 'em candies bro... dedi. Ben iceri gittigimde Sezgin'i gordum cocuklara seker verirken. Sonra onun muhabbeti dondu butun gun millet benle dalga geciyo cok komikmisim, ulan ben nerden bileyim sizin Halloween de ne;er yaptinizi. Aksam eve donerken ne tipler gordum yol boyu aklima geldikce guluyorum, bornozla gezenler, captain america olan, spider man, robot olmus bitanesi saka gibiydi. # 12 Ekim '07 Cuma Yurt Disinda bayram cok garip oluyor. Bende ilk kez yasadim, sabah okula gittim hocalar felan biliyorlar ama ne olacakki... Turkiyedekinin yerini hic birsey tutmuyor. Isin kotusu Turkiyede iken sikilirdik bayram ziyaretlerinden # 8 Ekim '07 Pazartesi Son 3 senedir aksakliklar, huzursuzluklar, talihsizliklerle gecen 8 ekim bu senede boyle gececek diye cok korkuyordum. Kadir Gecesinin yaninda yahudi bayramida bu gune denk gelmisti. Okul bu yuzden tatildi, eh pazartesi salilarida iste yoktu tamamen bos bir gun gecti iftara kadar. Iftarda Aykut'la beraber camiye gittik. Iftardan sonrada 2 beden buyuk gelmeye baslayan pantalonlarimi degistirmek icin Manhattan'a indik alisverise. Birazda orda turladikdan sonra yediklerimizi eritmis bir sekilde geri geldik. Son 3-4 senenin en iyi giden 8 ekimi idi. # 25 Eylul '07 Sali Lyon diye bir elemanla tanistim okulda. Aslinda okulun ilk gununde tanismistim ama cok muhabbet etmemistik. Cocuk Guney Kore'li ve Turkiyede bulunmus. Her neyse buraya yazmamin sebebi elemanda bass caliyormus. Memleketinde 4-5 tane bass gitari varmis. 6 telli, 4telli karisik. Baya bi konustuk bilgisi felan var belli yani. Bana 1-2 mp3 dinletti bir kac tavsiyede bulundu. Gaza geldim okuldan sonra zaten izin gunu diye gittim Marshall'dan is icin gomlek pantalon aldim extradan ordan cikincada Guitar Center'a girdim. Teller cok eskiydi, yeni bir tel takimi ve 2 tane ders kitabi aldim. Biri Bill Dickens, buda dedikleri kisa boylu zenci herifin kitabi. Digeri ise Funk Bass diye cok guzel bir kitap. O'na kasiyorum simdi bakalim ne getircek ileride... # 24 Eylul '07 Pazartesi Bugun son 2 aydir oldugu gibi gene bir izin gunum. Hurgul ablalara gittim okuldan cikinca. Aksam Ufuk'da geldi. Iftardan sonra telefonu almaya Verizon'a gittik. Hurgul ablanin telefonda konustugu suymus; 2 senelik bir kontrat yenilemesi yapilirsa %20 indirim olucak, hattim ayni kalicak, en ucuz telefonda indirimle beraber 90$ a gelicek. Bu Verizon Turkiyedekinden farkli bir sistem uyguluyor. Telefonlarin icinde kart yok. Adamlar telefonu bilgisayarla aktif edip sana geri veriyolar. Neyse eleman bi telefon getirdi 150$ dedi. En ucuzu buymus, kabul ettik mecburen. %20 lik indirimi yapacakken dediki "Burda bana not gecmemisler indirim yapamam." Hurgul abla bekleneni yapti sert bi dille telefonda konustuklarini anlatti sonrada adama "Ne yapmam lazim 10 dakkadir burda bekliyoruz bana birsey soleyin Verizon'i gerimi arayayim?" dedi adamlarda evet diyince aradik. Bir 20 dakkada o telefon surdu adamlar urasti 20 dakka bilgisayara %20 off u not atmaya. Sonunda 120$ a indi telefon ve aldik. Hurgul ablada cikarken soleniyodu adamlara hakli olarak. "Verizon'a geliyoruz bize Verizon'i arattiriyolar su ise bak!..." diye. Ordan cikin dondurmaciya gidip dondurma aldik, bi guzel yedikden sonra eve donduk. Tabi yol boyunca Ozkan abi ve Ufuk feci sekilde bana takildilar. # 21 Eylul '07 Cuma Ilk once ogrenci islerine, sonra 1. kattaki guvenlige, sonra E binasindaki guvenlige gittim. 1 tane kiz cantasindan baska birseyleri olmadiklarini soylediler. Eve gelip Hurgul ablaya MSN'den durumu yazdim. Sirketi aradi O'da. Bana verdikleri ilk telefon free olandi, simdi ayni hattim kalacak [Allah'a sukur] ama yeni telefon almam lazim, yeni telefonlarin en ucuzuda 90$ mis. Ettik bi esseklik cekecez artik. Pazartesi Hurgul abla ile gidip alacaz yeni bir telefon. # 20 Eylul '07 Persembe Siniftan ciktim, ustumde kapisonlu bi sueter var, on cebindede telefonum... Eve geldigimde yoktu aradim her yerde bulamadim. Yarin sabah okulda guvenlige sorucam... Pek bir umutlu degilim ama bakacaz artik. # 12 Eylul '07 Carsamba Ozkan abinin yegeni Sinan, pazar gunu mactan sonra hasteneye kaldirilmis. Safra kesesindeki agrilardan dolayi. Ameliyatla safra kesesindeki taslari almak icin pazar gunundne beri hastanedeydi. Ben bugun gidebildim. Yemek yemesi yasak 4-5 tane serum bitirmis. Ben gittikden 3-4 saat sonra ameliyathaneye aldilar. Bizde o ameliyatta iken disariya ciktik biseyler yemeye. 2 saat sonra gorebildik Sinan'i yari baygin halde. Gogsundeki killari felan kesmisler 3-4 ayri yerden hortum sokmak icin. Neyse geldi gecti... gecmis olsun Sinan. # 2 Eylul '07 Pazar Sabah yari uykulu kalkip maca gittim gene her haftaki rutinimiz haline gelen. Mactan sonra Ali abiler kahvaltiya cagardilar herkesi, onlarda kahvaltiya gitmeden Turk marketinden alis veris yaptik. Markette bi ilana gozum takildi, "Gece guvenlik olacak adam araniyor, ogrenci icin guzel bir is." diyordu. Ali abide adami tanidigini soyledi aradilar felan, bende o ara Hurgul ablayi arayip danistim. Hersey guzel gibiydi pazartesi yada sali isi kesinlestirip restorana "Istern cikiyorum..." diyecektim. Ama manager gene yapti yapacagini. Gunun sonun geldi bana sakiz felan verdi su long island muhabbeti ile takildi sonrada okulumu sordu. Dil okuluna gidiyorum diyince baya bir sasirdi neden universiteye gecmedin? Senin inglizcen yeterli bence dedi. Ben yetersiz oldugunu dusunuyorum diyincede, Benim gordugum kadari ile yeterli ama sen parami bosa atmak istiyorum dersen bilemem dedi. Gorunun adam beni seviyor ve en onemlisi ingilizcemi de begeniyor. Yani ilerde menuyu ve ickileri iyice ezberlersem garson yapabilecek bir pozisyonda. Bunu bosa atip isten cikmamaya karar verdim. Umarim dogru olani secmisimdir, ilerde gorecegiz... # 31 Agustos '07 Cuma Hali resmen mezarlik, 2 gun ust uste zehirleyip her tarafi evden ciktim. Butun camlarda kapali. Ilaca degmeseler bile kokusundan olmusler. 2. gun sonun 1-2 tanede sarhos sarhos ortada dolasan son kurbanlari oldurdukden sonra baska tahta kurusuna rastlamadim. Allah rastlatmasin bir daha lutfen, yatagi atmak zorunda kalcam yoksa. # 29 Agustos '07 Carsamba Pazartesi ve Sali izin gunlerim. Hurgul ablanin yeni tasindigi evde Demir bebekle oynaya oynaya 2 gun gecti. Carsamba gunu saat 2 gibi Hurgul abla beni trene birakti, eve geldim dus alip direk ise ciktim. Aksam eve geldigimde ev arkadasim Mehmet, "Muzo hemen pilini pirtini topluyosun...." la baslayan bir cumleyle beni karsilayinca ne oldugunu anlayamadim bir an. Sonra yatagin ustunde gezinen tahta kurularini gordum. 50-60 tane en az. Bir okadarda oldurduklerini soylediler. Gece yerde yattim yarin artik ilaclicaz. Nerden geldiler nerden yuva yaptilar bilmiyorum ama cok igrencler, uyuz oldum ayaklarimi kasimakdan isilik yaptim. # 15 Agustos '07 Carsamba Restoranin kapisindan iceri girdim, manager beni cagardi. Masaya oturduk evet dinliyorum 4 gundur nerdesin dedi. Cumartesi olan mazeretimi anlattim, pazar gunu cezayirli elemanin benim yerime calismasi gerektini soledim, p.tesi ve salida izinliydim dedim. Denyo cezayirli solememis onceden benim yerime caliscani bide 15 dakka gec gitmis ise. Adam kopurmus tabi, baya bi firca yedik adamdan. Hakli %100 adam, cevapda vermedim zaten. "Bak Muzaffer, sana son 1 aydir hic bir sekilde karismiyor, rahatsiz etmiyorum bunun nedeni senin iyi calisman. Ama bir daha bole birsey olursa hersey cok degisik olur, bir daha Long Island'a kalirsan bana haber ver (verdim zaten demedim herif iyice cildirmasin diye) bir daha benden habersiz biriyle is gunune kesinlikle ve kesinlikle degistirme, tekrar soyluyorum bir daha boyle birsey olursa hersey cok farkli olur." Bu laflari yedikden sonra baya bir moralim bozuldu. Ama isin garip tarafi adam bana daha fazla sakalar yapmaya basladi. Gecen Sezgin 1 saat fazladan calisti diye sarap ismarladi. Sezgin assada ustunu degistirirken bende barda yemek yiyordum. Bar tender kiza diyorki, "Sezgin cok iyi calisiyor, cok akilli hemde Long Island'a gittiginde geri donuyor" # 13 Agustos '07 Pazartesi Ufuk la sabahdan ciktik sirkete gittik. Isin temeli su, sirket bize verdigi telefona mesaj atiyor ve nereden ne alip nereye birakacagimiz hakkinda bilgilendiriyor. Bizde ilk once Pick Up lari yapip araba dolunca adamlari ariyor ve Deliver'a basliyacagimizi soluyoruz. Tek sermayesi araba ve ehliyet. Ehliyeti aldigim zaman yapabilecegim bomba bir is. Gunun sonlarina yaklasirken arayip butun herseyi ulastirdigimizi soyledik sirketteki kadinda Ufuk'a "Hala yaninda birisi varsa manhattan'da bir yerden bir box alinmasi lazim." dedi. Ufuk kabul etti sansimizada yer Wall Street cikti. # 11 Agustos '07 Cumartesi Hurgul abla cumadan aramisti evi tasicaklarini sabahtan Long Island'a yardima gelmemi rica etmisti. Haliyle kabul ettim, bugunde gittik evi tasimaya. Ozkan abinin kiraladigi arabaya buyuk esyalari, kucuk arabayada ufak tefek kolileri koyup 4-5 seferde butun esyayi tasidik. Zaten fazla bir esyalarida yoktu 6 tane adam icin. Isin en guc yani tasindiklari evdeki adamdi. Adam, eski bir buz hokey oyuncusu sakatlik sonucu birakmis profesyonel ligi. Hali durumu baya bir vahimdi, yurumekde zorlaniyor, topalliyordu. Esyalarinida kiraya tasindigi yan eve biz tasidik. Ne yalan soliyeyim Hurgul ablalardan fazla esyasi vardi adamin. # 1 Agustos '07 Carsamba Adama yetmemis, beni aramasi dalga gecmesi, gitmis birda kim var kim yok herkese anlatmis, bardaki kizdan, garsonlara kadar. 3 gunluk aradan sonra calisicak olmanin mutlulugu!!! ile restorandan iceri girmemle bardaki Aidanin, "Hi Muzaffer, how was the beach?" demesi bir oldu. Arka tarafa girdim Sezgini ariyorum Nick geldi, "Yo bro, how was the beach? You seem darker today, i thought you had good time." diyo. Sezgini buldum arkasina, sadece Matt'e soledim baskasina solemedim diyor. Soledigi adamda ayakli gazate zaten. Cumle aleme rezil olduk. Bakalim belki bu pazar izin alip gene deneriz gitmeyi. # 29 Temmuz '07 Pazar Bugun sabahdan gittik macimizi yaptik ama hava bir kapali bir kapali, yagmur dustu dusecek. Eh denizede gidemedik tabiki. Sezgin beni aradi benim onu aramam gerekirke, "Deniz nasil lannn?" diyor. Feci sekilde alay konusu oldum sanirim. Mactan sonra Ozkan abi lerle Oktay'in evine gittik. Kart felan oynadik 20$ imi uttuler adiler # 28 Temmuz '07 Cumartesi Bugun butun gun Sezgin'e takildim. Yarin benim yerime baskasi calisacak bende arkadaslar ve Ahmet abi ile denize gitcem. [planlarima gore] Sezgine diyoruz, "Sen burda kostururken biz plajda yatariz bir guzel, kizlara bakariz, denize gireriz, sende burda calisirsin iste. Text mesajda atariz belki ararim bile..." Sezgin de guluyo ayda yilda bi denize gideceksiniz artislik yapmayin diyip duruyodu. Artik yarin aricaz. # 22 Temmuz '07 Pazar Hayirlisi olsun Turkiye icin. # 20 Temmuz '07 Cuma Her gun isten cikinca Astor Place deki duraktan biniyoruz trene. Gece 1:00 gibi orada oldugumuz icin vagonlarin icinde en fazla 5-6 kisi oluyor. Bugun cok kalabalikti. Hatta oturmaya yer bile yoktu, Ahmet abiye baktim sole bi anladi zaten. Harry Potter kitabi bugun cikmis megersem, devlet sirri gibi saklanan kitabi ilk okuyanlardan olmak isteyen insanlarda buyuk kitapcilarda kitabi bekliyorlarmis. Gece 12:00 dan sonra satilmaya baslanan kitabin piyasasina 13 milyar dolar diyorlar. Yazan kadinda homeless mis. Saka gibi degilmi... Restoranda calisan bi' eleman var 1 gune bitiririm diyordu. # 15 Temmuz '07 Pazar Dun restoranda pek musteri yoktu bir cokda adam vardi calisan, manager beni yolladi eve. Bugun gene ayni gene eve geldim. Bu hafta 3 gun calistim... Isler cok yavas herkes tatilde, sehirdekilerde sabahlari denize gidiyor. Yani restoranda isler cok yavas. Allahdan okuldan vacation aldik. Aksam isten cikinca Ahmet abilere gittim, bilgisayarinda virus varmis. Format atip bilgisayarini ayarladikdan sonra lafladik. Uzun uzun yazmaya gerek yok, surecegiz Ahmet abi birgun, motorlari maviliklere.... # 13 Temmuz '07 Carsamba Her gun ya isteyken ya da isten cikinca bir itfaiye ya da polis sreni duyuorum. Saati degisse bile her gun mutlaka bir polis yada itfaiye sren otture otture bir yerlere gidiyor. Ve butun bu olaylar ayni yerde gelisiyor. Bazi gunler 3 er kez felan gordugum oluyor. 6 block icinde her gun bu kadar sey donuyorsa sanirim Manhattan yaniyor # 10 Temmuz '07 Pazartesi Eehehe robocopda oynayan elemani yazmistim daha once, adam her hafta baska bir kadinla geliyor. Adamin saclar bembeyaz kafa kel, kadinlarin hepsi 35-40 yas araliginda. Sanirim adamla muhabbet edip biseyler kapmam lazim :) # 6 Temmuz '07 Cuma Ivan diye bi ispanyol velet var restoranda buna "Artismisin olm" u orettim Ahmet abi ile Sezgin'e soletiyorum komedi yerlere yikiliyirum cocugun $ive felan harika. Ahmet abide az degil ama gitmis Galatasay'i GaySaray diye oretmis cocuga bana gelmis "sen gay saraylimisin?" diyo... Isin komik yani Sezgin buna oretmis bana Muz diyolar dedimki demeyin benim dilimde Banana demek bu... Sonra cikita muz demeye basladilar... Bende malum yeri gosterip "would you like some cikita?" dedim. Adamlar bi gulmeye basladilar, benimde rezil oldugumu anlamam az surmedi... Cikita ispanyolcada ufak tefek seylere deniyormus. Turkiyedeki gibi o kocaman muzlara cikita muz diyoruz ya hikaye imis. Benimde ogrenmem baya aci oldu # 3 Temmuz '07 Sali Today, actually yestarday night i've seen a dream. I won't write what i've seen in it. I just want to remember these scenes in the future because of some reasons... maybe they'll sign me something. Anyway pretty good day, i'm on the same routine. # 2 Temmuz '07 Pazartesi Bu Robocop filminde oynayan adam geliyor bizim restorana arka bahcede takiliyor her zaman. Pek ilgimi cekmedigi icin bole "Ben $u unluyu gordum biliyomusuuuuun!" ayaklarini, yazmamistim daha evvel gunluge ama bugunku olay baya bi' kisilini anlatti adamin bana. Herif her gun kendinden 10-15 yas kucuk bi kadinla gelip arka bahcede saatlerce muhabbet ediyordu... Bugun baska bi kadinla geldi oysa dun o diger kadinla idi # 1 Temmuz '07 Pazar Macta gene dokuldum gecen hafta oldugu gibi... ilk 2-3 hafta iyiydi ama zorluyordu son 2 haftadir beden dayanmaz oldu. Ahmet abi 2. hafta sonu pes edip bu hafta gelmemisti istede benim halimi gorunce gitme sende dedi. Haklida aslinda eglenceli oluyo diye gidiyoruz ama zevk alamiyodum artik yuruyorum sahada, bakalim belki izin alabilirsem pazar gunlerine giderim ama izin alamazsam no more soccer... # 25 Haziran '07 Pazartesi Tam kapatmaya hazirlaniyoruz restorani disarda 1-2 masa var icerdeki masalarin hepsi kalkti, disarda bekliyorum bende kalksalarda baslasak toplamaya die. Bizim $efde birileriyle konusuyo disard. Her neyse eleman masadan kalkti hatunun onunde diz coktu bende saf saf bakiyorum 2-3 metre ilerden evlenme teklif etti hatuna, kiz ilk bas bi afalladi sonra opusmeye basladilar. Sef le konustuklari adamlarda ne oldunu anlamadilar sadece opustuklerini gorunce... Kiz sonra bagira bagira biz evleniyoruz dedi. Isin anlamadigim tek tarafi yoldan gecen bi eleman bunu duyunce geri geldi tebrik etti cuzdanin 20 dolar cikarip bunlara verdi. Matthew var Arnavut kokenli ama Amerika dogumlu O'na sordum "Bilmyorum, belkide tebrik icin vermistir..." dedi. Hurgul ablayi goreyim bi soracam bakalim neymis bunun anlami. Kurtlar Vadisindeki raconlar gibi ehehehehe. # 19 Haziran '07 Sali Izin gunumdu bugun Hurgul ablalara gidecektim Long Island'a zaman geciriyordum. Atakan elektronik bi bateri aldigini gitar kayitlarini birlestirecegini soyledi. Eh bir tek bass lari eksik kaliyor. Gittim bi' fender amph. aldim, okuz gibide bir jack. Yakindir kayitlari eklemeye baslarim sanirim. # 17 Haziran '07 Pazar Cumartesi is bayagi bir yogundu ama Ahmet abiye gazi verdim maca gelmesi icin. Zaten 1 haftadan beri kafasini sisiriyordum. Butun gelmem demelerine ragmen sabah gittigimde bulusma yerine ordaydi. Macda baya bir zevkliydi hani # 15 Haziran '07 Cuma Okula gittik sabah gradelerimizi aldik sonunda. Level 6 oldum ders icindeki durumum yazilarim felan hespi "Over Avarage" odev yapmalarim ise "Avarage" # 14 Haziran '07 Persembe Okulun sondan bir onceki gunu, yarin gradelerimizi alacagiz. Gecen hafta DVD izleme karari almistik, filmide oylamaya sunduk. Sinifda "kankisi" en cok olan ben oldugum icin # 13 Haziran '07 Carsamba Gecen gun Nuro diye bi elemanin gomlegine pastanin sosunu dokmustum mutfakdan alirken adamdan butun gun ozur diledim, bugunde bi masa sicak su istedi porsenlen fincanda Nico diye Meksikali bi garson var O'na soledim, tamam dedi ama vermemis. Bes dakka sonra ayni masanin yanindan gecerken kadin suyunu gene sordu anladim bizimki unutmus gittim aldim tam hizli hizli yuruyorum Sezgin kapidan aniden cikti bende zaten dengesiz yaklasmistim kapiya adamin ustune dokuldu baya bi su. Haslandi cocuk bi guzel allahdan hemen gomlegini felan tuttumda ucuz yirttik. Aslinda pekde yirttik denliemez restoranda kim beni gorse gulmeye basliyo # 12 Haziran '07 Sali Hmmm, 14 haftadir suren okulda semester sonu sinavinda iyi seyler yaptim. Ilk sinavda (okuma) evlilik yuzukleri hakkinda bir metin okuyup testi yaptim. Testin tamaminin dogru oldugunu saniyorum. Kompozisyon sorusuda (reading icin) "Yuzukler tarihde neden onemli bir yer tutuyor"du. Onada yazdik bisiler ciktik sinavdan 1,5 saat bir ara verdik sonra yazma sinavina girdik. Soru cok dandikti, "Erkekler bayanlara metroda neden yer vermelidir?" sacma olmasina ragmen ilk bitiren ben oldum sinifta. # 11 Haziran '07 Pazartesi Geldim geleli sikiliyordum, kafama gore 1 tane adam yok diye. Cildircak gibiydim hatta dun Can'la laflarken bile anlatmistim, etrafimdaki butun Turklerin aslinda cok iyi insanlar olduklarini ama hic birinin benim kisiligimle uzakdan yakindan alakasi olmamasini... Bugun restorana gittigimde yeni bi eleman gordum. Yeni ise baslamis, adamla muhabbete basladik laf lafi aciyo okulu konusuyorduk iste dediki; Ingilizcenin cok iyi olmasina gerek yok, universiteye gidebilirsin. Fiyatlarinin felan ne oldugunu bilmedigimi soledim, arastiracagini soyledi. Bu elemanda (Max) zaten universite okuyormus Mexika'ya gidince 1 aylik tatili 4 aya cikarmis ve geri geldiginde isinden olmus # 5 Haziran '07 Sali Ilk once Hurgul ablayi arayip okuldan tatil aldigimi ve okul icin kenara attigim para ile bir notebook almak istedimi soledim. Hurgul abla gene garanticiligini konusturdu ve okulu birde kendisi arayip iyice emin oldu. Izin ciktikdan sonra, # 4 Haziran '07 Pazartesi Sonerle konusurken oyunda oldugunu soyledi. Ilk once DotA sandim sonra Knight Online oldugunu soyledi, bayagi bir sasirdim. Az biraz konustukdan sonra benimde aklimi celdi, oyunu indirdim ama bi turlu kuramadim hatalardan dolayi. Gerci eskisi gibi cok uzun zaman oynayamam ama amac zaten belli zaman gecirmek # 3 Haziran '07 Pazar Ilk geldigim haftalarda Amerika'ya sadece okul vardi hafta sonlari Ozkan abi ile gidiyordum top oynamaya, ise basladim basliyali hem okul hem is derken 4-5 saat uyku uyu, sonra uyan, git top oyna gel geri git ise cok buyuk bi is gibi gorunuyordu. Ama bu pazar yaptim cokda zevkli oldu eglendimde. Kendimi pek kasmadim aslinda her topa kosmadim ama gunun sonunda isten nasil ciktimi bilemedim baldirlarim agriyordu. Tabiki biliyorum, bu agrilar gelecek hafta daha az olacak bir sonraki hafta ise agri yerini dinclige birakacak. Uzun lafin kisasi bu hafta sonu uyumadim cumartesi Hurgul abla ve Ozkan abi ile New Jersey'e alisverise gittik Turk market ve kasaplarina bugunde top. Gobek gidiyor muzooooo # 28 Mayis '07 Pazartesi Ulan kendime bile inanmaz oldum, aynanin karsina gecip gecip suratima bakiyorum... Ispanyolmuyum, Italyanmi, Arapmi, Fransizmi, Almanmi saka gibi geliyor ama bunlarin hepsi en az 1 kere soruldu. Ispanyol ya da Italyan misin en az 10 kere. Bugun gene restoranda ~tirmaliyoruz~ # 24 Mayis '07 Persembe Ilk kez bu kadar huzurlu bir gunumdu kimse bisey bilmiyorum akraba felan yok (Hurgul ablalar disinda) cok rahattim. Hurgul ablaya'da gitmedim cunku biliyordum biseyler yapacak ugrasicak diye... Telefonumda yok zaten ariyamadida, bizim roommatelerin telefonlarindan aramis onlarda istelerdi, gunun sonunda aradigimda telefondan HAPPY BIRTHDAY TO YOU desede, o hic sevmedigim dogum gunu sacmaliklarindan kurtulmus oldum. Yinede hersey icin dogum gunumu unutmayanlara tesekkurler. # 23 Mayis '07 Carsamba Mehmet'in laptopa bugunde photoshop yukledim... Nemi yaptim peki? Yeni aldigim gitarla resim cekmisti Mehmet onunla oynadim az, hem bi profil resmi hemde forum icin imza yaptim kendime. Imza boyle oldu;
Profil resmide boyle oldu efendim; TIKLA, that's it. # 23 Mart '07 - 22 Mayis '07 Bilgisayar isi gelecek aya kaldi yani. Gecen gun eve interneti baglatincada roommate'in bilgisayarina dreamweaveri indirip yazmaya basladim gunlugumu. Her neyse 23 martta geldigimde sansima Hurgul abla doguma gitmis, hava alaninda 4-5 saat beklesemde bebek geldigi icin bi nese vardi ustumde. Esra abla gelip beni aldi Hurgul ablalarin evine gittim o geceyi orda gecirdikden sonra ertesi gun hastaneye Hurgul ablayi ziyarete gittik. Demiride gorduk, velet pek bi tatli pekbi hircindi. Altini degistirirken herkesin ustunu bir guzel islatti. # 19 Mart '07 Pazartesi Sabah saat 12 gibi kapı çaldı UPS'den geldiler, kimlik felan verip imza attıkdan sonra zarfı alıp içini açınca hiç beklemediğim bir şey ile karşılaştım. 2012 ye kadar vize vermiş bizim zenci # 15 Mart '07 Perşembe Teyzemle bi dünya yol gittikden sonra saat 09:20 gibi konsolosluğun karşısındaki çay bahçesine oturduk. Ordan aldığım DS 156 ve 157 formlarınıda doldurup saat 11 e doğru kapıdaki kuyruğa girip içeri girdim. Klasik aramalardan sonra esas görüşmenin yapılcağı odaya girdim. Resepsiyon masası gibi bir masada oturan adam benden DS formlarımı ve pasaportumu istedi. Biraz kontrolden sonra evraklarımla beraber bana 77 numarasını verdi. Sıramı beklerken yanı başımda duran kağıtlara gözüm ilişti, DS 158 formunda da F tipi vize başvurularında doldurulması gereklidir yazıyor. Evrakları verdiğim adama sordum 'Doldurman gerekli.' cevabını alınca 2 dakkada nasıl doldurdum o formu anlatamam. Sıram geldiğinde benimle tamamen Türkçe konuşn bayan pasaportumu ve evraklarımı aldı ve sizi yeniden çağıracğız dedi. İkince kez çağırıldığımda gene Türkçe konuşan bir bayan parmak izlerimi aldı ve O'da sizi tekrar çağıracağız diyerek beklemeye devam etmemi söyledi. 3. kez çağarılmayı beklerken (bunların hepsi tek bir salonda oluyor ve salon banka şubesi gibi bir yer) gözüm bana verilen numaraya takıldı. Kağıdın alt kısmında Turkish/Türkçe yazıyordu. O zaman anladım insanlar niçin benimle Türkçe konuşuyor acaba? sorusunun yanıtını. 3. kez bir zenci bayan çağardı, O'da Türkçe konuşunca dedimki; - Ben İngilizce biliyorum, niçin kağıdın altında Türkçe yazdığınıdaa anlayamadım. Burdan sonra kadında İngilizce konuşmaya geçti ve aşa yukarı şöyle gelişti; - İngilizce konuşabiliyormusun? - Evet, konuşabiliyorum. - Peki, neden İngilizce öğrenmek istiyorsun? - Ben Turizm Otelcilik mezunuyum ve iyi bir kariyer için çok iyi derecede İngilizce şart. - Senin ingilizcen zaten iyi bu okula gitmene gerek yok. (Zarf atıyordu sanırım) - Benim ingilizcem kariyerimde ilerlemek için yeterli değil. - Peki bu okul ne kadar sürüyor, yani ne kadarlık vize istiyorsun? - 36 ay - Benden 36 ay vizemi istiyorsun? (Acaip bi yüz ifadesi ile sordu) - Hayır, dil okulu onbir hafta sürüyor, eğer okula devam ederek üniversiteyi bitirsen bu 36 ay sürüyor. - Hmm, peki sen hangisini yapmayı düşünüyorsun? - Onbir hafta sonra okul bitince geri gelmek ve okuduğum üniversiteyi bitirmek. (Yalan kadın kıl die öle dedim okucam orda aslında.) - Tamam o zaman. Orda kimle kalacaksın? Annen baban ne iş yapar, ordaki tanıdığının işi ne vs. sorulardan sonra bir kağıt verdi elime gidip UPS 'e 12 ytl yatırdım. Eve gelecek pasaport, okul ise bu ayın 27 sinde başlıyor. Hayırlısı olsun bakalım. # 8 Mart '07 Perşembe Amcamla yol arkadaşı olarak 50 dakkalık bir uçuş sonrası İstanbul'a indik. Ressamla hava alanında ayrıldıkdan sonra Can'ı aradım -Yorgunum abi uyucam 1-2 saat sonra gel istersen sıkılırsın. diyince bende kararı o akşam teyzemlerde geçirmeye karar verdim. Ertesi gün sabahdan gittim beşiktaşa öğrenci evi tabi gitarıda aldım yanıma az bişe çaldık, oyun oynadık, yemek yaptık, ben 5 kere çay demledim hepsini içtim ödsfhjgıh # 6 Mart '07 Salı Klavyenin tuşları tutukluk yaptı gene, ne kahveymiş yahu tab felan basmıyodu içini açtım ama yapamadım... # 5 Mart '07 Pazartesi Konsolosluğu aradım en erken 15 mart için randevu verdi. Vizeyi alır isem 15 martta 19 unda Amerika da olmam için pasaportumu ertesi gün almam gerekli. Olacakmı bilemiyorum olmazsa yaz sezonuna kalıcak iş, yaz sezonu ne zaman başlıcak onuda bilemiyorum... vizeyi alacağım bile meçhul. Sanırım tek bildiğim şey perşembe günü amcamla İstanbula gidiyor olmam... # 2 Mart '07 Cuma Efendim perşembe günü gidip 16$ yatırdım İş Bankasına bugünde aradım konsolosluğu saf gibi dinlemeden tam bağlandım, adam sordu "Pasaportun hala geçerli değil mi?" diye, o zaman anladım uzattırmadan randevu alınamayacağını. Allah'dan adam şifremi bilgisayara girmedi de 16$ + o kadar zaman kaybı yok olmadı. Hemen çıktım gittim karakola 136 ytl 1 senelik uzatma imiş, bizimkiler Soner ile yolladılar parayı uzattırdım. Sabah evden çıkarkende yanıma laptopı almıştım Celal'e baktırırım diye karakoldan direk kafeye geçtim. Adam dediği gibi açtı içini kurşun kalemle çizdi manyetikleri A tuşum basar oldu. (Biz kolonya ile temizlerken ordaki iletkenleride silmşiz meğerse # 27 Şubat '07 Salı Sabah annem aradı, Hürgül ablanın yolladığı kağıtlar geldi die, saat 16:00'da da ders var diye erkenden çıkıp gittim arbayı aldım laptopu Koray abiye götürdük içini iyice sildik felan gene olmadı # 26 Şubat '07 Pazartesi Klavyeye kahve döktüm!!!, harikayım içini açıp temizledik o kadar gene olmadı # 25 Şubat '07 Pazar Perşembede dersten sonra bugünkü ders için saatlerce çalıştım güzelde çalıyordum öle kasık bir soloda yoktu her neyse Nezih Hoca'nın yanına gidince küt diye kesildim 5. notayı basamadım Son olarak kafeden babamında tanıdığı Cem'in annesinin bi web sitesi işi vardı onu yapmıştım tasarımını felan bitti, onayda verdiler, # 23 Şubat '07 Cuma Hürgül abladan haber geldi, okul ve göçmen bürosu kabul etmiş kağıtlarımı Antalya'ya yollamış. Bu şu demek oluyor kağıtlar gelince vize almaya gidiyorum Ankara yada İstanbulda'ki konsolosluğa ve vizeyi alabilirsem ki herkes formalite icabı bir görüşme olacağını söylüyor, Amerika/New York'daki dil okuluna başlıyorum. İnşallah 2004 deki gibi güzel geçer görüşmem ve 2. kez Amerika'ya giderim deneyimli olarak. ;) By the way thanx alot # 17 Şubat '07 Cumartesi Efendim bugün kardeşimiz Antalya'ya iniyor, akşam onu almaya gideceğiz. Dün gece gene sabaha karşı uyuyunca saat 1 gibi kalktım yemek felan derken bi baktım annemler gelmiş. Havaalanına gitmeden akşam yemeği için gereken köftenin harcının içinde bi kıyma topu getirdi annem yanıma, "git elini yıka gel" dedi... Köfte yoğurduk baya bi sonra çıktık, havaalanında şu meşhur Buzda Dans'dan tartışmları olan sarışın kadını gördük (Sanırım adı Sema idi) her neyse hanfendi oğlu ile sırada hemen 5 metre yanımızda biletlerini onaylatmak için bekliyormuş, sanırım oğlu ile yanındaki bir genç sıra için tartışırken genç dönüp malum hanımın oğluna dönüp, "Terbiyesiz" dedi. Kendisine terbiyesiz denilince adam delirdi çocuğa demediğini bırakmadı en sonundada "Sen kim oluyosun lan piç!" diyerek yanına gelenlerin koluna girerek arkaya çekmesi ile ordan ayrıldı. O kadar küfür ve hakareti yiyen çocuk gidip bi güvenlik elemanı çağardı, güvenliğin yanındada tehdit yedi, tartaklandı tam o sıra oğlunu gören Sema hanım çıkıverdi elemanı güvenliğe şikayet ediyor bağararak, "Oğluma terbiyesiz dedi, hakaret etti" bunlar olurken oğluda halen çocuğu tehdit ediyor "Sen kimsin, polis bana ne yapacak? Dışarda çık karşıma adamsan", çocuk dönüp çok güzel bir laf etti sonrada güvenlik ayırdı grupları zaten. Çocuk aynen şöle dedi, "Sema hanım burdan 2 tane şahit bulun benim size karşı hakaret etttiğime dair özür dileyeceğim burada sizden." Türkiye işte bütün herkes izledi bunları, en az 100 kişi vardı. Ne kadar paran varsa ne kadar tanınmış olsan da TERBIYESIZ gene TERBIYESIZDIR. şekil1A = yukarda yazdığım sema ve oğlu örneği. Her neyse az lafladık uçak indi kardeş geldi, öpüşme senfonisi ardından çantasıdaki Play Stationu gösterdi 1 http://www.youtube.com/watch?v=TweU77cDrgE kesinlikle tıklayın FAV yapın yorum yapın. Şimdi bu ne diyeceksiniz, bu şu; Türk polisinin yaptığı işgenceleri anlatan bir filmin gerçek olaylardan yapıldığı öne sürülürken burdaki eleman bunların hepsinin gerçek olmadığını bir çoğunun abartma ve hayal ürünü olduğunu anlatıyor. Bu adam olayları yaşayan ve filme olan kişinin ta kendisi. Peki neden tıklamamız lazım sebebi de şu; Türkiye hakkında tüm yabancı ülkelerde oluşan antipatinin bir nebze engellenmesi, bu filmi sadece politik nedenlerle gösteren ülkelerde bu filmi izleyen milyonlarca kişinin filmdeki işgence sahnelerinin aslında abartma ve hayal ürünü olduğunu anlaması. 2 Küresel ısınma, iç karartıcı bir konuşma idi geçen hafta olduğu gibi. Pek bişey yapmakda mümkün değil gibi görünüyor, yapabileceğimiz tek şey süreci yavaşlatmak malesef. Pek bişey yazmak istemiyorum bir çok forumda zaten bayağı bir açıklayıcı bilgi var. 3 Efendim en güzeli burda anlatacağım oldu ben çok güldüm. Bir grup vardı adını unuttum en son şu Naciye'yi söyleyen hanımla bir düet yaptılar, şarkının ortalarında daha önce hiç bir şarkıda duymadığım kadar uzun bir es vardı. 1,5-2 ölçü kadar bir uzunlukda. Herkes normal olarak şarkı bitti sandı tam alkışlıcaklardı gitarlar girdi zonnnn diye tekrar devam ettiler ama bir sorun vardı... Hanım efendinin mikrafonundan ses gelmiyordu! Sebeb çok basitti arkada mikrafon sesleri ile uğraşan eleman da herkes gibi şarkı bitti sanıp kadının mikrafonunu kapattı sonrada bir karışıklık oldu açılamadı bir türlü sesi kadıncağızda sesini duyuramadı taaki Okan Bayülgen elindeki 3-4 mikrafonla gelene kadar. Ama o anlarda kıkır kıkır güldüm sabahın 4:30'unda çığlık atar gibi bağaran ama sesi duyulmayan bir insan var ve arkadanda müzik geliyor gerçekten komikti. Sanırım buda benim yazdığım en uzun günlerden biri oldu. # 16 Şubat '07 Cuma Cumartesi günü olarak bildiğim Pinhani konserinin Cuma günü olduğunu öğrenince tepe taklak oldum. İsmi lazım olmayan ve bana Cumartesi olarak bilgi veren arkadaşa burdan selamlar. Hiç kızmadım... # 15 Şubat '07 Perşembe Site firefox ile açılınca halen sıçışlarda, neden oluyor çözemedim aslında pekde umurumda değil Nezih hoca ile sitesi için kasıyoruz halen. harduro.com şu an bayağı bir içeriğe sahip hale geldi. Çok hızlı anlıyor benden bile hızlı ilerledi vallahi web'de kütür kütür vbulletin editliyor modül ekliyor. İlerde baya bi kapsamlı bir site olacak gibi harduro.com'u. Eh sadece sitesiyle uraşmıyoruz tabiki Do Majör gam üzerinde farklı farklı yürüyüşlerle giriş yapan bi kitaba başladık bizde. Sanırım berklee'den bir kitap dı. 2 ay önce bi giriş yapmayı denemiştik ama bana çok ağır gelince es geçmiştik kitabı. Her neyse Soner bey İstanbula indi, çok severek izlediği Kurtlar Vadisi'nin yeni bölümlerini izleme hayali suya düştü tabiki. Cumartesi akşam 7:10 da Allah izin verir ise Antalya Havaalanından alacaz beymizi kuzenle birlikde. Şansımızada aynı gün Gizli Bahçede Pinhani çıkıyor. Kardeşim gibi rap-hip hop-techno dinleyen bi adamın benle rock ağarlıklı müzik çalan bir bara gelmeyi isteyeceği aklımın ucundan geçmezdi. Gurbet deiştirmiş işte # 6 Şubat '07 Salı Şu son günlerde nedense 2-3 günde bir yazdığım bu satırları yazmaz oldum. Geçenlerde yazayım dedim PC ye bir virüs girmiş nasıl/nerden geldi anlamadan dağattı ortalığı. Bizimkiler İstanbul'a gitmişler 2 gün yoklar, tayfayı topladık eve Osman notebookunu aldı geldi işte yaptık wireless ayarlarını felan dota oynuyoruz bir ara Hakan windows için bi tema indirdi ondan sonra benim pc temp2.exe hatası vermeye başladı kaparken sonra ağdan diğer makinada aynı sorunu verdi, kasperyskya bir tarattım PC de ne kadar exe uzantılı dosya varsa sildi :( Haliyle format şart oldu dreamweaver da yüklü değildi açık notepadde yazmakda işime gelmedi zaten bayadır yazamıyorum. Son günlerde ne olduya gelince; Hürgül abla kağıtlarımı yolladı, doldurup geri yolladık. Okulda kabul ederse Martta yetişemezsem Haziranda yolcuyum. Gitarda ilerlemeye devam ediyorum yavaştan thump/slap yada funky denen tekniği kapıyorum. Nezih hocayla websitesi üzerinde çalıştık, yakında phpnuke yada wbb kurağız adres; www.harduro.com . Daha başka Soner iti aradı (kardeşim oluyor :) ) Cuma günü geliyormuş... Son olarak 5 makina aldı internet kafemiz :) artık Localden daha keyifli dota maçları çıkıyor cafede. Hadi ei günler... # 21 Ocak '07 Pazar Nezih hocanın (gitar hocam) annesine sözüm vardı limon götürcektim, geçen hafta toplayamamıştık bugüne nasipmiş. Kadir ağabey, ben, Fisun teyze çıktık mekana gittik :) az bir zaman sonra yıkılıp inşaat olacak bahçede evvelki günden kalan fırtınanın etkileri vardı. Sadece yerdekilerle 3 poşet doldu. 100kg topladık heralde arabanın bagaj full limon oldu :) derse gittiğimde bayağı bir şaşırdılar 3 torba tepeleme limonu gelince. Nezih abi dalga geçiyodu limoncu dicez sana diye :) O yorgunlukla eve geldim akşam baya bi ziyafet vardı he bide Yunus'um yavrum benim (siteyi kiraladığım arkadaş bu) evde ol bidahakine arayınca zamanım olmuyo gelemiyorum yoğun adamım yahu :P # 18 Ocak '07 Perşembe Dün gece mutfakda bi fındık döktüm, dökmez olaydım. Yok yere tartışma buna denir. Annem midesi ağrıyo diye sarmaya yer arıyo bende gel bana sar der gibi fındık döktüm. Az biraz tartıştık, sabah Amerika için olan belgeleri tamamlamaya gitcektik onun için bir eksi olarak kaldı akşamki olay uyuduk. Sabah annemin midesi iyice azdı sanırım çıkmadı bizde Hürol abi ile bir sürü yere gidip geldikden sonra, Üniversite öğrencisi olduğuma dair Üniversite'den yazı (ingilizce noter tastikli tercümesi) ve Lise diplomam (yine noter tastikli ingilizce tercümesi ile birlikde) aldık. İlgilenenler için bir ayrıntı, dil eğitimi için Amerika'ya gitmek istiyorsanız sizi orada garanti edicek birinin olması lazım. Ve aşağıda yazan belgelerin;
# 17 Ocak '07 Çarşamba Ohoo yeni yıl tenbellik yılımıdır nedir yazmadım bayadır. Yazamadım değil yazmıyorum diyorum tenbellime geldi. Neyse tam zaman hatırlamasamda şöle bi neler yapmışım yazayım bari dedim kendi kendime; Yine gitardan başlıyorum. Feci bir jazz sevme/çalma başladı. İlerde %1.000.000 bir jazz bass alıyorum. Markası tabiki Fender ;) Bayağı bir ilerledim kendimi aştımda diyebilirim yolun başında olduğumu halen bilsemde notalardan (tablara bakmadan) çalabiliyorum parçaları kaldıkı kitabımda da tabsız sadece nota ile yazılan parçalardayız. Üzerinde olduğum yoldan bayağı bir hoşnutum yani. Arabaya gelince, bir imza daha attım :) ya babam varya babam 1 numara adam yahu. Ağzını açıp birşey bile demedi. Olay şöyle oldu; Son olarak hayatımda geçenlerden son anı bu zaman zarfında Hürgül abla New York'daki okul işinin büyük bir bölümünü halletmiş. Mail gelmiş anneme yarın onları yapamaya çıkıyorum. Büyük olasılıkla 19 mart da New York'a doğru uçuyorum. Allah büyük... Asiye teyzem duyar duymaz gene aramış. Bir insan anca bu kadar bağlı olur inandığı şeylere neyse... # 2 Ocak '07 Salı Malum herkes bayram vs. için okullardan felan gelince eh çalışanlarda zaman bulunca halı saha maçı ayarlamışlar. Ben Hakan'ı aramayı düşünürken küt o beni aradı 10-11 maç var diye. Bende onu 9-10 maç var gelirmisin diye arıyacaktım. Neyse gittik hem 9-10 daki hem de 10-11 deki maçta koştuk (koştuk denir ise) hayatımın en berbat 2 halı saha maçını yaptım arka arkaya. İkisinde de yenildim ve pestilim çıktı. Bide o yorgunlukla Berat'ı evine bıraktım o kadar. Akşam nerde nasıl uyudum bilemiyorum :) ama spordan çoook uzak kaldığımız belli. 2-3 sene önce akşama kadar evin arkasında top oynar akşamda gider hiç durmadan koşardık o sahada ey gidi günler eyy :) # 1 Ocak '07 Pazartesi Lara'da bir restoran. Canlı müzik denilipde çalınan tek müzik aleti klavye. Adam arada bir - iki nota basıyor geri kalan bütün bass-davul-gitar vs. akorları klavyeden çıkıyor gene. Çalınan müzik ise tamamen oyun havaları, ankara türküleri, uzun havalar vs. Masadan sadece tuvalete gitmek için kalktım. Bizimkiler baya bi dalga geçseler, kalk oyna eğlen bari deseler dahi hiç kalkmadım. Evde otursam daha çok eğlenirdim derken bizimkilerin kafalar hafiften iyi olunca o ciddi, sert adamların kalkıp göbek atmaları yanıma gelip küfürlü küfürlü konuşarak şakalar yapmalarına çooooook güldüm çoook eğlendim. Çok neşeliydi yani. Dönerken babam zil zurna sarhoş (70lik içti sanırım tek başına) ben o arabayla İstanbul'a giderim diyince, 5 metre ilerisine gidip parmaklarımla bir yuvarlak yaptım, adam geldi o yuvarlardan işaret parmağanı geçirdi. :) sanırım kulalnırdı arabayıda ama ben sürdüm. Babam arabada iken sürdüğüm en sakin arabaydı sanırım. 1 kere bile şurdan gir ölemi dönülür ordan vs. demedi. Hatta 1-2 kez yol boşken kırmızıda geçtim görmedi bile :) Günün finalinde asansörden indik, ben kapıyı açtım tam içeri gircem annem arkamda nasıl gülüyor. Bi baktım arkamda sadece annem var :) peder bey asansörün içinde aynaya sırtını dayamış uyucam ben diyo :) böle zevkli bi akşamdı yani. Neyse herkese iyi seneler. |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |